Türkiye’nin züccaciye sektörü, küresel pazarlardaki rekabet gücünü korumaya çalışırken artan işletme maliyetleri, finansmana erişim sorunları ve lojistik giderleriyle karşı karşıya bulunuyor. Sektör temsilcilerine göre yalnızca üretim kapasitesini artırmaya odaklanmak, mevcut koşullarda rekabetçiliği korumak için yeterli değil. Üretimin daha verimli, teknolojik ve ihracat odaklı bir yapıya dönüştürülmesi gerekiyor.
ZÜCDER Başkanı Burak Önder’in sektör için ortaya koyduğu beş maddelik yol haritası da bu dönüşüm ihtiyacına işaret ediyor.
İlk sorun finansmana erişim
Önder’in dikkat çektiği ilk başlık, özellikle KOBİ’lerin finansmana erişimi. Artan hammadde, işçilik ve diğer üretim giderleri işletmelerin işletme sermayesi ihtiyacını yükseltirken, uygun maliyetli finansmana ulaşmak üreticiler açısından kritik hale geliyor.
Bu noktada fatura karşılığı ve uygun maliyetli işletme kredilerinin devreye alınması gerektiğini savunan Önder, üretime yönelik finansmanı sanayi açısından bir “can suyu” olarak değerlendiriyor.
Maliyet baskısına karşı teknoloji
Sektörün ikinci önemli gündemi ise teknolojik dönüşüm. İşçilik maliyetlerindeki yükseliş, özellikle emek yoğun üretim yapan şirketlerin uluslararası pazarlardaki fiyat rekabetini zorlaştırıyor.
Önder’e göre çözüm yalnızca kapasiteyi büyütmek değil, mevcut üretimi daha verimli hale getirmek. Bu nedenle otomasyon, dijitalleşme ve teknoloji yatırımlarının artırılması gerekiyor. Ancak yüksek yatırım maliyetleri nedeniyle bu dönüşümün uzun vadeli ve uygun maliyetli finansman mekanizmalarıyla desteklenmesi önem taşıyor.
İhracatın görünmeyen maliyeti: Lojistik
Züccaciye sektörünün rekabet gücünü belirleyen bir diğer unsur ise lojistik maliyetler. Liman, konteyner ve iç taşımacılık giderlerindeki artış, ürünün küresel pazarlardaki nihai maliyetini doğrudan etkiliyor.
Önder, Türkiye’nin deniz taşımacılığı kapasitesini ve lojistik altyapısını güçlendirmesi gerektiğini belirterek, ihracatçının üzerindeki bu maliyet yükünün azaltılmasını istiyor.
Sanayi arsası üretim için kullanılmalı
Sektörün bir diğer sorunu ise üretim alanlarına erişim. Sanayi bölgelerinde arsaların üretim amacı dışında bir yatırım aracına dönüşmesi, üretim yapmak isteyen sanayicinin uygun maliyetli alan bulmasını zorlaştırıyor.
Bu nedenle sanayi arsalarının üretim odaklı değerlendirilmesi ve üreticiye erişilebilir koşullarda tahsis edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Önder ayrıca teşvik sisteminin de yeniden üretim merkezli ele alınmasını öneriyor. Buna göre teşviklerin yalnızca kapasite artışına değil, doğrudan üretim, ihracat ve teknoloji yatırımlarına yönlendirilmesi gerekiyor.
Rekabet kadar ortaklık da önemli
ZÜCDER’in beşinci çözüm önerisi ise sektör içindeki iş birliğinin güçlendirilmesi. Küresel pazarlarda rekabet eden firmaların ortak projeler geliştirmesi, maliyetleri düşürmenin ve yeni pazarlara ulaşmanın yollarından biri olarak görülüyor.
Bu kapsamda UR-GE projeleri, kümelenme çalışmaları ve ortak ihracat modellerinin yaygınlaştırılması öneriliyor.
Asıl mesele üretim kapasitesinden fazlası
Önder’in önerileri bir bütün olarak değerlendirildiğinde sektörün temel talebinin yalnızca daha fazla üretim yapmak olmadığı görülüyor. Finansmana erişimin kolaylaştırılması, üretimde teknoloji kullanımının artırılması, lojistik maliyetlerin düşürülmesi, sanayi alanlarının üreticiye açılması ve firmalar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, züccaciye sektörünün rekabet gücünü koruması açısından birbirini tamamlayan başlıklar olarak öne çıkıyor.
tclira.com



