ABD ekonomisine ilişkin büyüme beklentilerinde yukarı yönlü revizyon geldi. Bloomberg News tarafından 14-19 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen ankete göre, ekonomistlerin ABD gayrisafi yurt içi hasılasına ilişkin üçüncü çeyrek büyüme tahmini yüzde 2’den yüzde 2,5’e yükseltildi. Revizyonun arkasında özellikle tüketici harcamaları ile teknoloji ve yapay zeka yatırımlarındaki ivmelenme bulunuyor.
Büyümenin motoru teknoloji ve yapay zeka yatırımları
Ekonomideki beklentilerin güçlenmesinde şirketlerin sermaye harcamalarındaki artış dikkat çekiyor. ING Baş Uluslararası Ekonomisti James Knightley, işletme sermayesi harcamalarındaki yükselişin önemli bölümünün teknoloji ve yapay zeka yatırımlarından kaynaklandığını belirtiyor.
Bloomberg Industry analistlerinin tahminleri de yapay zekanın ABD ekonomisindeki ağırlığının giderek arttığına işaret ediyor. Buna göre yapay zeka bağlantılı toplam sermaye harcamalarının bu yıl 1 trilyon doları aşması, 2027’de ise 1,5 trilyon doların üzerine çıkması bekleniyor.
Bu tablo, yapay zeka yatırımlarının yalnızca teknoloji şirketlerinin bilançolarını değil, ABD’nin genel yatırım ve büyüme performansını da destekleyen önemli bir unsur haline geldiğini gösteriyor.
Tüketim güçlü ancak hanehalkları arasında fark büyüyor
Büyüme beklentisindeki yukarı yönlü revizyonun diğer önemli ayağını tüketici harcamaları oluşturuyor. Ancak Knightley’e göre tüketimdeki güçlü seyrin önemli bölümü yüksek gelirli hanehalklarından geliyor.
Bu durum, ABD ekonomisinin genel görünümünün güçlü kalmasına rağmen büyümenin tabana ne ölçüde yayıldığı konusunda soru işaretleri oluşturuyor. Yüksek gelir grubunun harcamalarını koruması büyümeyi desteklerken, daha geniş kesimlerin satın alma gücü ve tüketim eğilimleri ekonominin önümüzdeki dönemdeki dayanıklılığı açısından önem taşıyor.
Fed için kritik denklem: Büyüme güçlü, enflasyon hâlâ yüksek
Büyüme beklentilerinin yükselmesine karşın enflasyon tarafında hızlı bir normalleşme beklenmiyor. Ankete göre gıda ve enerji hariç çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin bu yıl ortalama yüzde 3,2 artması, 2027’de ise yüzde 2,5’e gerilemesi öngörülüyor.
Ekonomistlerin beklentisi, enflasyondaki kademeli düşüş nedeniyle ABD Merkez Bankasının faiz oranlarını gelecek yıl temmuz ayına kadar değiştirmemesi yönünde. Daha önce faiz indirimi beklentilerinin öne çıktığı bir ortamda, güçlü büyüme ve hâlâ yüksek seyreden çekirdek enflasyon Fed’in daha temkinli hareket etmesine neden olabilir.
Öte yandan daha zayıf istihdam ve enflasyon verileri, faiz artışı ihtimalinin de gerilemesine yol açıyor. Knightley, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın faiz artırmaya daha az eğilimli olduğu yönündeki algının da piyasa fiyatlamalarını etkilediğini belirtiyor. Eylül ayında faiz artırımı ihtimali böylece yüzde 50’nin altına gerilemiş durumda.
İş gücü piyasasında beklentiler zayıfladı
Anketin dikkat çeken bir diğer sonucu ise istihdam beklentilerindeki aşağı yönlü revizyon oldu. Ekonomistlerin bu yıl için ortalama aylık istihdam artışı tahmini 66 bine indirildi. 2027’de de buna yakın bir istihdam artışı bekleniyor.
Bu tablo, ABD ekonomisinde büyümenin devam etmesine rağmen iş gücü piyasasının aynı ölçüde güçlenmediğine işaret ediyor. Başka bir ifadeyle ekonomi, istihdam yaratma kapasitesi açısından daha düşük tempolu bir döneme girerken büyümenin önemli kısmı yatırım ve tüketim üzerinden taşınıyor.
İran savaşı yeni risk kapısı açıyor
Ekonomistlerin önündeki en önemli belirsizliklerden biri ise İran savaşı ve çatışmanın daha geniş bir bölgeye yayılma ihtimali. Olası bir tırmanışın özellikle petrol fiyatları üzerinden ABD ekonomisini etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Petrol fiyatlarında yeni bir yükseliş, hem tüketici enflasyonunu artırabilir hem de hanehalklarının harcanabilir gelirini baskılayarak ekonomik büyümeyi yavaşlatabilir. Enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam etmesi halinde ise merkez bankasının para politikasını gevşetmesi daha da zorlaşabilir.
tclira.com



