Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar


trenyol

ata-yatirim


Advertisement

Daron Acemoğlu’ndan The Economist’e sert eleştiri: Stratejik çerçeveleme yapılıyor

Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu ile The Economist arasındaki üç günlük tartışma, derginin Acemoğlu’nun eleştirilere verdiği yanıtı yayımlamasıyla yeni bir boyut kazandı. Bosphorus News’te yer alan habere göre, Acemoğlu, derginin farklı akademik eleştirileri bir araya getirerek çalışmalarının güvenilirliği konusunda haksız bir izlenim oluşturduğunu savundu.

Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu ile The Economist arasındaki üç

Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu, kendisine yönelik eleştirileri yayımlayan The Economist’e yanıt verdi.

Tartışma nasıl başladı?

The Economist, 17 Ağustos’ta Acemoğlu’nun ekonomi dünyasındaki itibarı ile akademik çalışmalarının bunu ne ölçüde hak ettiği konusunda soru işaretleri ortaya koyan imzasız bir yazı yayımladı. Aynı gün Acemoğlu’nun yeni kitabına ilişkin bir değerlendirme de dergide yer aldı.

Acemoğlu, X hesabından yaptığı açıklamada yazıyı “hit piece” olarak nitelendirdi ve cevabının The Economist tarafından yayımlanmasını istedi. Derginin talebi reddetmesi halinde yanıtını kendisinin paylaşacağını belirten Acemoğlu’nun mektubu 21 Ağustos’ta yayımlandı.

Acemoğlu’nun üç temel itirazı

Acemoğlu, The Economist’in kendisine yönelik eleştirilerine karşı çıkarken akademik çalışmalarının eleştirilmesine karşı olmadığının altını çizdi. Kurumlar, sömürgecilik mirası, otomasyon ve yapay zekâ gibi konularda çalışmalarının tartışılmasının bilimsel açıdan gerekli olduğunu belirtti.

Ancak Nobel ödüllü eskonomist, derginin birbirinden farklı eleştirileri bir araya getirerek çalışmalarının genel olarak güvenilmez olduğu yönünde bir algı oluşturduğunu savundu.

Acemoğlu’nun ilk itirazı kaynak kullanımına yönelik oldu. Derginin bazı değerlendirmeleri isimsiz iktisatçıların görüşlerine dayandırmasını eleştiren Acemoğlu, akademik çalışmalarına yönelik ağır değerlendirmelerin kimler tarafından yapıldığının açıkça ortaya konulması gerektiğini savundu.

İkinci itiraz ise haziran ayında yayımlanan doğum oranları ve ekonomik büyüme araştırmasına ilişkin oldu. The Economist’in, Pennsylvania Üniversitesi’nden Jesús Fernández-Villaverde’nin sosyal medyada dile getirdiği eleştiriyi öne çıkardığını belirten Acemoğlu, söz konusu çekincenin makalenin sonuç bölümünde kendisi ve ortak yazarları tarafından zaten açıkça ifade edildiğini söyledi.

Acemoğlu üçüncü olarak, Tyler Cowen ve Francis Fukuyama gibi isimlerin çalışmalarına yönelik eleştirilerinin dergide farklı bir bağlama taşındığını savundu. Bu tür görüş ayrılıklarının akademik tartışmanın doğal bir parçası olduğunu belirtti.

The Economist’in eleştirileri ne kadar güçlü?

The Economist’in ilk yazısı incelendiğinde Acemoğlu’nun itirazlarının her başlıkta aynı ağırlığa sahip olmadığı görülüyor.

Kaynak kullanımı konusundaki eleştiri, yazının özellikle genel değerlendirmelerinde kullanılan isimsiz görüşleri kapsıyor. Buna karşılık akademik çalışmalara yönelik spesifik eleştirilerin önemli bölümünde isimler açıkça veriliyor.

Sömürge dönemindeki ölüm oranlarına ilişkin çalışmaya David Albouy, kurumsal açıklamaların sınırlarına Tyler Cowen, Çin örneğine Francis Fukuyama, yapay zekâ tahminlerine Lawrence Summers ve doğurganlık araştırmasına Jesús Fernández-Villaverde üzerinden atıf yapılıyor.

Doğurganlık araştırmasına ilişkin eleştiride ise The Economist’in, Acemoğlu’nun söz konusu çekinceyi çalışmasının sonuç bölümünde zaten dile getirdiğini kabul ettiği görülüyor. Dolayısıyla burada tartışma, uyarının yapılıp yapılmadığından çok, bu uyarının çalışmanın genel sunumu içerisinde ne kadar görünür olduğuna ilişkin.

Acemoğlu’na yazıda yer verilmişti

Tartışmanın dikkat çeken noktalarından biri de The Economist’in yazıyı yayımlamadan önce Acemoğlu ile görüştüğünü belirtmesi.

Derginin haberinde Acemoğlu’nun çeşitli eleştirilere verdiği yanıtlar da yer alıyor. Albouy’nin çalışmasına ilişkin savunması, kitabında Çin’e ayrılan bölümlere yönelik açıklamaları ve yapay zekâ tahminlerine ilişkin bazı eleştirileri kabul etmesi yazının içerisinde bulunuyor.

Bu nedenle tartışmanın temel konusu Acemoğlu’na söz hakkı verilip verilmemesi değil, kendisinin ayrıca bir cevap metni yayımlama talebinin kabul edilip edilmemesi oldu.

Tartışmanın merkezinde yapay zekâ var

Acemoğlu’nun mektubundaki en sert eleştirilerden biri ise kitabına ilişkin değerlendirmeye yönelik.

Acemoğlu, The Economist’in kitabının yapay zekânın geleceği nasıl şekillendireceği sorusuna odaklandığı izlenimini verdiğini, oysa kitabın yalnızca yaklaşık yarım bölümünün bu konuya ayrıldığını belirtti.

Nobel ödüllü ekonomist, bunun kitabın temel mesajını ikinci plana ittiğini ve tartışmayı The Economist’in yapay zekâ konusunda öne çıkardığı bakış açısına çektiğini savundu.

Bu eleştiri, doğrudan akademik çalışmalardan çok derginin editoryal yaklaşımını hedef alıyor.

Tartışmanın asıl sorusu ne?

The Economist’in ilk yazısında Acemoğlu akademik usulsüzlükle ya da kötü araştırma yapmakla suçlanmıyor. Asıl soru, ekonomi dünyasının zirvesinde bulunan itibarının ve sahip olduğu entelektüel etkinin akademik üretimiyle ne ölçüde karşılandığı.

Derginin en sert eleştirileri ise özellikle Acemoğlu’nun yapay zekâ çalışmalarında yoğunlaşıyor. The Economist, Acemoğlu’nun yapay zekânın verimlilik ve bilimsel ilerleme üzerindeki potansiyel etkilerini yeterince hesaba katmadığını savunuyor.

Acemoğlu ise “işçi yanlısı yapay zekâ” yaklaşımının yalnızca teknoloji karşıtlığı olarak okunamayacağını ve çalışmalarının daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor.

Tartışmaya farklı isimler de dahil oldu

Tartışma Acemoğlu ve The Economist arasında kalmadı. American Enterprise Institute’tan Michael Strain, Acemoğlu ile birçok önemli konuda görüş ayrılığı yaşadığını belirterek ekonomi mesleğinin ciddi sorunlarını ele alan kapsamlı bir yazıya ihtiyaç olduğunu söyledi. Ancak Strain’e göre The Economist’in yayımladığı yazı bu ihtiyacı karşılamıyor.

Acemoğlu ise tartışmanın ilk günlerinde, yazının arka planında daha kaygı verici bir durum olduğunu ve bunu ilerleyen dönemde açıklayacağını söylemişti. Ancak şu ana kadar bu konuda yeni bir açıklama yapmadı.

tclira.com