Ara ara düzenlemelerin yapıldığı fon dünyasında SPK son dönemin en detaylı ve kapsamlı düzenlemelerinden birini cuma akşamı yayınladı. Bir süredir konuşulan, kulis bilgisi olarak yazılıp çizilen birçok konuda meraklar sona erdi.
Daha çok Türkiye’de 883 bin yatırımcının pozisyon aldığı, 3,6 trilyon lira büyüklüğe ulaşan yaklaşık 400 civarındaki serbest fonu disipline etmeye çalışıldığı açıkça görülüyor.
Bu arada şunu belirtmek lazım. Serbest fonun dünyada karşılığı hedge fonlardır. Hedge fon, piyasa risklerinden korunmak (hedge etmek ) ve piyasa koşulları ne olursa olsun yüksek mutlak getiri sağlamak amacıyla kurulan serbest yatırım fonu türüdür. Yani özetle korunma amaçlı fondur. “Serbest” demek “istediğini yapmak” değildir.
Gelelim yeni düzenlemede önemli bazı detaylara…
1-2 hisse ile fonların işlem yapmasının önüne geçiliyor. Yeni kurala göre portföyün yüzde 5’ini aşan pozisyonların toplamı %20’yi geçemeyecek. Tek bir gruba ait araçların toplamı için de sınır %20.
Ayrıca bir serbest fon artık bir hissenin fiili dolaşımdaki paylarına göre pozisyon tutabilecek. Dolaşım oranı %25’in altındaki hisselerde dolaşımın en fazla %8’i, %25-50 arasında %6’sı, %50-75 arasında %4’ü, %75 üstünde %2’si tutulabilecek.
Serbest fonların Takasbank Para Piyasası işlemleri, borçlanma dahil, fon portföyünün yüzde 20’si ile sınırlandı. Borsa dışı repo işlemlerinde hisse dayanağı olarak artık sadece BIST 30 hisseleri kullanılabilecek, teminat en az %105 olacak ve kurucuyla ilişkili tarafların ihraçları işleme konu araçların %25’ini aşamayacak. Bu düşük dolaşımlı hisseyi repoya dayanak yapıp kaldıraç kurma devrini kapatıyor.
Portföy yönetim şirketleri artık sınırsız sayıda serbest fon kuramayacak. Bir şirketin özel fonlar dahil çıkardığı serbest fon sayısı, istihdam ettiği portföy yöneticisi sayısından fazla olamayacak. Her fon için en az iki portföy yöneticisi görevlendirilecek ve bunlardan biri “sorumlu portföy yöneticisi” olacak. Ayrıca bir portföy yöneticisi nihai olarak en fazla 7 fon yönetebilecek.
MSCI uyarılarıyla şeffaflık artmış durumda. Artık portföy dağılımlarını aylık değil haftalık göreceğiz.
TEFAS’taki bir fonda tek bir gerçek veya tüzel kişinin payı %30, %40, %50, %60, %70, %80 veya %90 eşiklerinden birini geçerse ve/veya yeniden altına düşerse MKK aynı gün KAP’ta yatırımcıyı ve oranını açıklayacak. Bilgi TEFAS Fon Bilgilendirme Platformu’nda da yer alacak.
Şunu özellikle belirteyim. Döviz, yabancı ve para piyasası serbest fonları, BIST 30 payları, endeks fonları ve BYF’ler, Hazine/TCMB/TVF ihraçları uygulamadan muaf olacak.
Sonuçta pek çok kısıtlama BİST30 hisseleri için uygulanmıyor. O nedenle BİST30’da bir canlılık yaratır, ancak sosyal medyada konuşulduğu gibi bir ralli başlatmaz.
Yan hisselerde sert satış beklemem. (Zaten ya tavan ya dip oluyorlardı.) Artık çok tavan olanını göremeyebiliriz. Özellikle ana hisselere bir süredir artan yöneliş tamamen bununla alakalıydı.
PYŞ’lerin pozisyon ayarlamaları, fon yönetici sayısı vs için geçiş süreci tanınması fon dünyasında sert hareketleri engelleyecektir.
Fonlardan para çıkışı olacağını düşünmüyorum. Fonlar arası geçişkenlik son dönemde olduğu gibi yoğun şekilde devam edecektir. Fonlar arasında yüklü miktardaki hisse devirlerini bundan sonraki dönemde de görmeye devam edebiliriz.
Bana göre tek olumsuzluk 500 milyon TL’lik sermaye şartı. Bizim sermaye piyasamız için biraz ağır kaçmış. Bu uygulama sektörde küçük PYŞ’leri zorlayabilir. Önümüzdeki dönemde birleşme, satın alma haberleri artabilir. Bu durumda banka iştiraki PYŞ’ler biraz daha ön plana çıkar.
Genel olarak olumlu değerlendirdiğim bu SPK düzenlemesi ile ilgili bundan etkilenecek bazı şirketlere de şunu söylemek lazım. Son dönemde konuşulan, tartışılan işlemler belki mevzuata uygundu ama o kadar abarttınız ki UYUYAN DEVİ UYANDIRDINIZ.


