Türkiye’de 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fon için başlatılan tasfiye süreciyle birlikte yatırımcıların ne kadar para geri alabileceği ve oluşan zararın kim tarafından karşılanacağı tartışılmaya başlandı. Sözcü TV canlı yayınında konuşan ekonomist Kerim Rota, fon piyasasındaki risklere geçen yıl kasım ayında dikkat çekildiğini ancak müdahalenin geciktiğini söyledi. Rota, bu süreçte tasfiye kapsamındaki fonların toplam büyüklüğünün yaklaşık üç katına, hisse fonlarının ise 45 katına çıktığını belirtti.
Tasfiye kapsamındaki fonların toplam büyüklüğünün yaklaşık 800 milyar liraya ulaştığını ifade eden Rota, sürecin yaklaşık 500 bin yatırımcıyı doğrudan ilgilendirdiğini söyledi.
Programda aktarılan tasfiye planına göre Tera Portföy fonlarının tasfiye sürecini Türkiye İş Bankası, diğer 6 portföy şirketinin fonlarını ise Ziraat Bankası yürütecek. Fon portföylerindeki varlıklar, likidite koşulları dikkate alınarak satılacak ve elde edilen nakit yatırımcılara payları oranında aktarılacak.
“Fonlar uyarılara rağmen büyüdü”
Rota, fon piyasasındaki risklere ilişkin uyarıların geçen yıl kasım ayında yapıldığını ancak sonraki dönemde fonların küçülmek yerine büyümeye devam ettiğini belirtti.
“Geçtiğimiz kasım ayında bu uyarılar yapılmıştı” diyen Rota, o tarihten tasfiye sürecine kadar fonların toplam büyüklüğünün yaklaşık 3 katına çıktığını, hisse fonlarındaki büyümenin ise 45 kata ulaştığını savundu.
Rota, müdahalenin geçen yıl yapılması halinde bugün 800 milyar liralık değil, 200-300 milyar liralık bir büyüklüğün tasfiyesinin konuşulacağını ileri sürdü.
“Son girenler en büyük kayba uğrayacak”
Bazı fonların yüksek getiri performansının son aylarda küçük yatırımcıların da ilgisini çektiğini belirten Rota, gençlerin ve emeklilerin küçük birikimleriyle bu fonlara yöneldiğini söyledi.
Bazı fonlarda aylık yüzde 105’e varan getirilerin uzun süre devam ettiğini belirten Rota, sistemi “Ponzi yapı” olarak nitelendirdi.
“Ortada aylık yüzde 105 kazandıran ve bu performansı aylar boyu sürdüren bir yapı var. Bir Ponzi yapı aslında. Bütün Ponzilerde olduğu gibi son girenler en büyük kayba uğrayacaklar” diyen Rota, özellikle son dönemde fonlara giren yatırımcıların daha yüksek kayıpla karşılaşabileceğini söyledi.
Hisse fonları için yüzde 20 tahmini
Tasfiye sürecinin ardından yatırımcıların paralarının ne kadarını geri alabileceğine ilişkin de değerlendirmede bulunan Rota, hisse ağırlıklı fonlarda kaybın yüksek olabileceğini belirtti.
Özellikle Tera ve Pusula fonlarındaki yatırımcılar açısından geri dönüş oranının düşük kalabileceğini ifade eden Rota, “Yüzde 20’ler falan ancak olur diye düşünüyorum. Benim şahsi tahminim alınabilecek tutar” dedi.
Rota, para piyasası fonlarında ise geri kazanım oranının yüzde 70-80 seviyelerinde olabileceğini söyledi. Bu oranların kişisel tahminleri olduğunu belirten Rota, diğer 5 portföy yönetim şirketinin fonlarında ise önemli bir kayıp beklemediğini ifade etti.
“Kayıp yatırımcının olacak”
Hisse yoğun fonlardaki yatırımcı kaybının doğrudan kamu tarafından karşılanmasını beklemediğini belirten Rota, tasfiye öncesinde hesabında 1 milyon liralık fon görünen bir yatırımcının süreç sonunda çok daha düşük bir tutar alabileceğini söyledi.
Rota, “O kayıp o vatandaşın olacak. Orada kamunun bir dahli olmayacak” ifadelerini kullandı.
Krizin tasarruf finansman şirketleri ve bankacılık sistemiyle bağlantılı bölümlerinde kamu kaynaklarının devreye girebileceğini savunan Rota, ortaya çıkabilecek kamu maliyetinin şeffaf biçimde açıklanması gerektiğini belirtti.
Varlık Fonu işlemleri için şeffaflık çağrısı
Türkiye Varlık Fonu’nun son günlerde piyasaya müdahalelerde bulunduğunu söyleyen Rota, bu işlemlerin sonucunda kâr veya zarar oluşabileceğini ifade etti.
Rota, hem olası kamu zararının hem de Türkiye Varlık Fonu’nun işlemlerinin sonuçlarının kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in göreve geldiği dönemde şeffaflık ve hesap verebilirlik vurgusu yaptığını hatırlatan Rota, aynı yaklaşımın fon krizinde de uygulanması gerektiğini söyledi.
“Yönetim ücretleri geri istenmeli”
Rota’nın gündeme getirdiği başlıklardan biri de portföy yönetim şirketlerinin fonlardan aldığı yönetim ücretleri oldu.
Fonların yüksek değerleri üzerinden yıllarca önemli miktarlarda yönetim ücreti tahsil edildiğini söyleyen Rota, 500 milyar liralık bir hisse fonunda yüzde 2 yönetim ücreti üzerinden yıllık 10 milyar liralık gelir oluşabileceğini örnek gösterdi.
Bu ücretlerin fonların içinden günlük olarak kesildiğini belirten Rota, geçmişte alınan yönetim ücretlerinin incelenmesi ve mümkün olması halinde yatırımcı zararlarının karşılanmasında kullanılması gerektiğini savundu.
Ramazan Başak’ı hatırlattı
Fonlarla ilgili erken uyarıda bulunan isimlerin geçmişte yoğun baskıyla karşılaştığını söyleyen Rota, eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak’ı örnek gösterdi.
Rota, Başak’ın fon yapıları ve bazı gruplara banka lisansı verilmesini sorgulamasının ardından yapılan şikâyetler üzerine iki kez gözaltına alındığını söyledi.
Tasfiye kapsamındaki portföy şirketleriyle ilişkili kişi ve grupların bankacılık sektöründe de faaliyet gösterdiğine dikkat çeken Rota, fon krizinin yalnızca sermaye piyasaları açısından değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Mehmet Şimşek’in sözlerine itiraz etti
Programda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in borsa ve fon piyasasında “genele yayılan risk olmadığı” yönündeki açıklaması da Rota’ya soruldu.
Rota, bu değerlendirmeye katılmadığını belirterek sorunlu fonların toplam fon piyasasının yaklaşık yüzde 10’una ulaştığını ve doğrudan veya dolaylı yaklaşık 1 milyon yatırımcıyı etkilediğini savundu.
Düzenleyici ve denetleyici kurumların daha erken harekete geçmesi gerektiğini ileri süren Rota, kasım ayında manipülasyon riskinin gündeme gelmesine rağmen 28 Ağustos’a kadar fon yöneticilerinin çalışma biçimini ciddi biçimde değiştirecek bir düzenleme yapılmadığını söyledi.
“Yatırımcılara ‘safmışsın’ denilemez”
Rota, fonlarda para kaybeden yatırımcıların “yüksek getiri peşinde koşup kumar oynadıkları” şeklinde değerlendirilmesine de karşı çıktı.
Yatırımcıların yasal ve düzenlemeye tabi finansal ürünlere para yatırdığını belirten Rota, bazı fonların banka sahibi gruplarla bağlantılı portföy yönetim şirketleri tarafından kurulmuş olmasının yatırımcılar açısından güven oluşturduğunu söyledi.
Sorumluluğun yalnızca yatırımcıya yüklenemeyeceğini savunan Rota, “Bu sadece bir sermaye piyasası skandalı olmanın ötesinde, bir düzenleme ve denetleme skandalıdır” dedi.
tclira.com


