Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) perşembe günü aldığı karar, yatırım fonlarında yaşanan likidite krizini yeniden gündeme taşıdı. SPK, 7 portföy yönetim şirketinin TEFAS elektronik fon platformunda işlem gören tüm yatırım fonlarını alım ve satıma kapattı. Söz konusu şirketlere ait toplam 130 fonun da SPK tarafından belirlenecek yöntemle tasfiye edilmesine karar verildi.
Tasfiye kapsamına alınan portföy yönetim şirketleri Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy olarak sıralandı.
Kararın arka planında ise Borsa İstanbul’da çarşamba günü başlayan sert düşüşler, fonların likidite sorunları ve bazı hisse senetlerindeki işlemlere ilişkin manipülasyon şüphesi bulunuyor.
Kriz nasıl başladı?
Normal şartlarda bir yatırımcı yatırım fonuna para yatırdığında, fon yöneticisi bu kaynakla hisse senedi, tahvil, mevduat ve benzeri varlıklar satın alıyor. Yatırımcı fondan çıkmak istediğinde ise fon payını iade ederek parasını alıyor.
Ancak son dönemde bazı fonların, piyasada sınırlı miktarda işlem gören sığ hisselerde çok büyük pozisyonlar aldığına ilişkin iddialar gündeme geldi.
Bu hisselerin yüksek miktarda satın alınması fiyatların yükselmesine, bunun sonucunda da fonların getirilerinin yüksek görünmesine neden oldu. Yüksek getiriyi gören yatırımcıların fona yönelmesiyle birlikte fonlara yeni para girdi ve bu kaynakla aynı veya benzer hisselerden daha fazla alım yapılabildi.
Financial Times’ın aktardığı piyasa analizlerine göre bazı yerli fonlar, kendileriyle veya ilişkili gruplarla bağlantılı şirketlerde, piyasada gerçekten alınıp satılabilen hisse miktarına kıyasla çok büyük pozisyonlara ulaştı.
Bazı yerli fonların ellerindeki hisseleri teminat göstererek borçlandığı ve bu kaynakla daha fazla sığ hisse satın aldığı da iddia edildi.
SPK’nin 28 Ağustos kararı
SPK’nın 28 Ağustos’ta getirdiği yeni kuralların ardından sistem tersine dönmeye başladı.
SPK, bir fonun veya aynı portföy yöneticisinin yönettiği birden fazla fonun, borsada işlem gören sınırlı sayıdaki hisselerin büyük bölümünü toplamasını önlemeye yönelik sınırlar getirdi.
Yeni düzenlemeyle bir serbest fonun, halka açıklığı yüzde 25’in altında olan bir şirketin fiili dolaşımdaki hisselerinin en fazla yüzde 8’ini tutabilmesine yönelik sınır getirildi. Aynı portföy yöneticisinin yönettiği fonlar için de toplu sınırlar belirlendi. Ayrıca fonda yüzde 5’i aşan büyük pozisyonların toplamına da sınır getirildi.
Bu kurallara uyması gereken bazı fonların büyük pozisyonlarını küçültmesi gerekti. Fonların hisse satmaya başlamasıyla birlikte özellikle sığ hisselerde sert düşüşler yaşandı.
Hisselerin değer kaybetmesi fonların portföy değerlerini de aşağı çekti. Yatırımcıların fonlardan çıkmaya başlaması ise fonların yatırımcılara ödeme yapabilmek için daha fazla hisse satmasını gerektirdi.
Böylece satışlar yeni satışları beraberinde getirdi ve piyasada likidite krizi ortaya çıktı.
Fonlardan milyarlarca liralık çıkış
Ekonomim gazetesinin TEFAS verilerinden yaptığı hesaplamaya göre, 28 Ağustos sonrasında yatırım fonlarından net çıkış 210 milyar TL’yi aştı.
Financial Times’ın haberine göre yalnızca 16 Eylül’de yaşanan panik sırasında yatırımcıların fonlardan çekmeye çalıştığı para 1 milyar dolara kadar çıktı.
Pusula ve Tera’da ödeme sorunu
Krizin en görünür hale geldiği şirketlerden biri Pusula Portföy oldu. Pusula’nın fonlarından 28 Ağustos sonrasında yaklaşık 132,7 milyar TL çıkış gerçekleşti.
Pusula, 15 Eylül’de bazı fonlarında “katılma payı iade ödemelerinde temerrüt” oluştuğunu açıkladı. Bu durum, yatırımcının fon payını satmak istemesine rağmen fonun gerekli nakdi zamanında sağlayamaması anlamına geliyor.
Ardından Tera da iki fonunda temerrüt açıkladı. Reuters’a göre Tera Portföy yaklaşık 13,7 milyar dolarlık varlık yönetiyordu.
Pusula ve Tera’daki ödeme sorunlarının ardından Borsa İstanbul’daki satış baskısı da arttı. BIST 100 endeksi 16 Eylül’de yüzde 5’in üzerinde geriledi.
Manipülasyon şüphesi hangi hisselerde?
Likidite krizinin devam ettiği dönemde SPK, Katılımevim (KTLEV), Gündoğdu Gıda (GUNDG) ve Destek Finans Faktoring (DSTKF) hisselerindeki işlemleri incelemeye aldı.
Kurul, söz konusu hisselerdeki işlemler nedeniyle 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu ve iki yıllık işlem yasağı getirdi. Suç duyuruları Sermaye Piyasası Kanunu’nun piyasa dolandırıcılığı hükümleri kapsamında yapıldı.
Katılımevim ve Destek Finans’ın hisseleri son düşüşlere rağmen yıl başından bu yana yüzde 300’den fazla yükselmiş durumdaydı. Gündoğdu Gıda da yüzde 140’ın üzerinde değer kazandı.
Pusula fonlarının Katılımevim’de yüksek miktarda pozisyon taşıdığı ve Katılımevim ile Pusula’nın aynı şirketler grubunun parçaları olduğu belirtildi.
Aralık 2025’te yapılan alımların ardından Pusula fonlarının elindeki KTLEV hisseleri, Katılımevim sermayesinin yüzde 25,59’una ulaştı.
Gündoğdu Gıda’da da Pusula fonlarının yüksek miktardaki pozisyonu dikkat çekti. 18 Ağustos 2026 tarihli KAP açıklamasına göre Pusula Portföy’ün yönettiği fonların elindeki Gündoğdu hisseleri, şirket sermayesinin yüzde 38,67’sine ulaştı.
Tera Portföy’ün ise 7 ayrı fonunda Destek Finans hissesi bulunuyordu. 1 Eylül itibarıyla bu fonların toplam DSTKF pozisyonu şirket sermayesinin yüzde 10,20’sine ulaştı. Fiili dolaşımdaki hisseler açısından bakıldığında ise Tera fonlarının borsada fiilen dolaşan Destek Finans hisselerinin yüzde 39,41’ini tuttuğu görüldü.
Şirketlere yönelik suçlama ne?
Gündeme gelen temel şüphe, bazı fonların kendileriyle bağlantılı veya aynı iş çevresindeki şirketlerin piyasada sınırlı miktarda bulunan hisselerini yüksek miktarda topladığı yönünde.
Bu alımların hisse fiyatlarını yükselttiği, yükselen hisse fiyatlarının fonların portföy değerini artırdığı ve bunun da yüksek fon getirisi görüntüsü oluşturduğu öne sürülüyor.
Yüksek getiriyi gören yeni yatırımcıların fona para yatırmasıyla aynı veya benzer hisselerin yeniden alınabildiği ve böylece kendi kendini besleyen bir mekanizma oluştuğu iddia ediliyor.
Ancak bu mekanizmanın para girişi devam ettiği sürece çalışabildiği, yatırımcıların fondan çıkmaya başlamasıyla birlikte ise tersine döndüğü belirtiliyor.
Öte yandan 7 portföy yönetim şirketinin tamamının suç işlediğini veya tasfiye kapsamındaki 130 fonun tamamında manipülasyon yapıldığını söylemek mümkün değil. Soruşturma süreci devam ediyor.
Tera yöneticisine gözaltı
Tera finans grubunun yatırım fonu şirketi Tera Portföy’ün üst düzey yöneticisi İbrahim Bekçi de gözaltına alındı. Tera Grubu’nun ofislerinde arama yapıldı.
İşlemlerin gerekçesi, finans şirketi Destek Finans Faktoring’deki hisselerde manipülasyon yapıldığı şüphesi olarak açıklandı.
Tera Portföy’de fonlar yönetilirken Bekçi’nin görevi, müşterilerin paralarının nasıl yatırıldığının denetlenmesine yardımcı olmaktı.
SPK, Bekçi’nin Borsa İstanbul ve diğer organize piyasalarda işlem yapmasını 2 yıl süreyle yasakladı. Aynı süre için sermaye piyasası lisansları da iptal edildi.
Tasfiye kapsamındaki fonların büyüklüğü
Reuters’ın bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı rakama göre tasfiye kapsamındaki fonların büyüklüğü yaklaşık 891 milyar TL ve bu fonlarda 353 bin yatırımcı bulunuyor.
CNBC-e ise yaklaşık 826 milyar TL büyüklük ve 514 binden fazla yatırımcıdan söz etti.
Yatırımcıların paylarının, ilerleyen günlerde oluşturulacak mevzuat çerçevesinde kendilerine ödeneceği belirtiliyor.
Tasfiye kapsamındaki 7 şirket
SPK’nın kararına konu olan 7 portföy yönetim şirketi ve tasfiye kapsamındaki fon sayıları şöyle:
- Tera Portföy: 5 fon
- Pusula Portföy: 12 fon
- Hedef Portföy: 31 fon
- Atlas Portföy: 16 fon
- A1 Portföy: 9 fon
- Bulls Portföy: 15 fon
- Pardus Portföy: 42 fon
Toplamda 130 fon tasfiye kapsamına alınmış durumda.
tclira.com


