Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar


trenyol

ata-yatirim


Advertisement

Prof. Dr. Veysel Ulusoy: Sanayi üretimindeki yavaşlama yapısal riskleri artırıyor

Prof. Dr. Veysel Ulusoy, Mayıs 2026 sanayi üretim verilerini değerlendirerek, üretimdeki yavaşlamanın yalnızca kısa vadeli bir gerileme olmadığını, yatırım, üretim kapasitesi ve ekonomik büyüme açısından önemli yapısal risklere işaret ettiğini belirtti. Ulusoy, Türkiye sanayisinin en büyük sorununun düşük büyümeden ziyade yüksek oynaklık ve üretimde istikrarın sağlanamaması olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Veysel Ulusoy, Mayıs 2026 sanayi üretim verilerini değerlendirerek,

Prof. Dr. Veysel Ulusoy, sanayi üretim verilerinin yalnızca aylık ve yıllık değişim oranlarıyla değerlendirilmesinin ekonominin gerçek görünümünü yansıtmadığını belirterek, verilerin üretim kapasitesi, verimlilik, teknolojik dönüşüm ve büyüme potansiyeli hakkında da önemli ipuçları sunduğunu ifade etti.

Mayıs verileri ne söylüyor?

Mayıs 2026 sanayi üretim verilerini değerlendiren Ulusoy, üretimin geçen yılın aynı dönemine göre neredeyse değişmediğini, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise bir önceki aya kıyasla yüzde 2,9 gerilediğini kaydetti. Daralmanın büyük bölümünün imalat sanayinden kaynaklandığını vurgulayan Ulusoy, özellikle sermaye malları üretimindeki yüzde 12,7’lik ve orta-yüksek teknoloji üretimindeki yüzde 11,5’lik düşüşün, yatırımlar ve gelecekteki üretim kapasitesi açısından endişe verici olduğunu söyledi.

Buna karşın yüksek teknoloji üretiminin yıllık bazda yüzde 7,9 artmasının olumlu bir gelişme olduğunu belirten Ulusoy, ancak bu artışın sanayi genelindeki zayıflığı telafi edecek ölçekte olup olmadığının henüz netleşmediğini ifade etti.

Uzun vadeli görünüm: Oynaklık dikkat çekiyor

Uzun dönemli verilere de dikkat çeken Ulusoy, Ocak 2005-Mayıs 2026 döneminde sanayi üretiminin aylık ortalama yüzde 0,48 büyüdüğünü, bileşik ortalama büyüme oranının ise yaklaşık yüzde 0,36 seviyesinde gerçekleştiğini aktardı. Buna rağmen üretimdeki dalgalanmanın oldukça yüksek olduğuna işaret eden Ulusoy, aylık değişimlerin standart sapmasının yüzde 3,55’e ulaştığını ve oynaklığın ortalama büyümenin yaklaşık yedi katı olduğunu söyledi.

22 kez teknik durgunluk yaşandı

İncelenen 257 ayın 151’inde üretimin arttığını, 106 ayda ise gerilediğini belirten Ulusoy, sanayi üretiminin yaklaşık her beş ayın ikisinde daraldığını kaydetti. Aynı dönemde ekonominin 22 kez teknik durgunluğa girdiğini ifade eden Ulusoy, en uzun daralma sürecinin 2008-2009 küresel finans krizinde yedi ay sürdüğünü, benzer durgunlukların 2018 kur krizi ve sonraki yıllarda da yaşandığını hatırlattı.

“Asıl sorun istikrarsızlık”

Ulusoy’a göre Türkiye sanayisinin temel sorunu yalnızca düşük büyüme değil, aynı zamanda yüksek oynaklık ve üretimde istikrarın sağlanamaması. Artan belirsizliğin yatırım kararlarını ertelediğini, kapasite kullanımını düşürdüğünü, finansman maliyetlerini yükselttiğini ve verimlilik artışını zayıflattığını belirten Ulusoy, sürdürülebilir refah artışı için büyüme ile risk arasındaki dengenin korunmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.

Haberin detaylarını okumak için:

https://www.bosphorusnews.com/article/volatile-constrained-growth-as-the-public-grows-poorer-1785051649450

tclira.com