Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar


Bakirci GYO

ata-yatirim


Advertisement

Merkez Bankası eylül ayını beklemedi, faiz indirimi için harekete geçti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, eylül ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısını beklemeden likidite politikasında önemli bir değişikliğe gitti. TCMB, 1 Mart 2026’dan bu yana yapılmayan bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlayacağını açıkladı. Karar politika faizinde resmi bir indirim anlamına gelmiyor; ancak bankaların yeniden yüzde 37 olan politika faizi üzerinden fonlanabilmesinin önünü açması nedeniyle piyasa faizlerini aşağı çekebilecek bir normalleşme adımı niteliği taşıyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, eylül ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısını

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), para politikasında dikkat çekici bir adım attı. Banka, 23 Ağustos Pazar akşamı yaptığı kısa açıklamayla 1 Mart 2026 tarihinde ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar verildiğini duyurdu.

TCMB’nin açıklamasında yalnızca, “1 Mart 2026 tarihinde ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine tekrar başlanmasına karar verilmiştir” ifadesine yer verildi. Kararın hangi tarihte yapılacak ilk ihaleyle uygulanacağı veya likidite miktarının ne olacağı konusunda ayrıntı paylaşılmadı.

Eylül ayındaki faiz kararı beklenmedi

Kararı önemli hale getiren nokta, TCMB’nin politika faizini değiştirmek için yeni Para Politikası Kurulu kararını beklememesi.

Merkez Bankası temmuz ayındaki son PPK toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37’de sabit tutmuştu. Gecelik borç verme faizi yüzde 40, gecelik borçlanma faizi ise yüzde 35,5 seviyesinde bulunuyor.

23 Ağustos’taki karar bu oranların hiçbirini değiştirmiyor. Dolayısıyla teknik olarak “TCMB faiz indirdi” demek doğru değil.

Ancak haftalık repo ihalelerinin yeniden açılması, Merkez Bankası’nın bankacılık sistemine politika faizi üzerinden likidite sağlayabilmesine yeniden imkan tanıyor. Bu nedenle kararın fiili fonlama maliyetini ve kısa vadeli piyasa faizlerini aşağı yönlü etkileme potansiyeli bulunuyor. Ekonomim de adımla birlikte fonlamanın gecelik faiz koridorundan yeniden temel politika aracı olan bir haftalık repo ihalelerine kayabileceğine dikkat çekti.

1 Mart’ta neden kapatılmıştı?

Bu karar aynı zamanda yaklaşık altı ay önce alınan sıkılaştırıcı tedbirlerden birinin geri alınması anlamına geliyor.

TCMB, 1 Mart’ta finansal piyasalardaki gelişmeleri gerekçe göstererek bir hafta vadeli repo ihalelerine geçici olarak ara vermişti. Aynı dönemde döviz piyasasındaki oynaklığa karşı TL uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başlanacağını da duyurmuştu.

Haftalık repo kanalının kapatılması, bankaların yüzde 37’lik politika faizinden düzenli biçimde fonlanmasının önünü kesmiş ve sistemin daha yüksek maliyetli gecelik fonlamaya yönelmesine neden olmuştu.

Bu nedenle 1 Mart kararı piyasada fiili parasal sıkılaştırma olarak değerlendirilmişti.

Şimdi Merkez Bankası bu mekanizmayı tersine çeviriyor.

Politika faizi yüzde 37 ama fiili faiz daha yüksek

Kararın piyasa açısından kritik tarafı da burada ortaya çıkıyor.

Kağıt üzerinde TCMB’nin politika faizi yüzde 37 olsa da bir haftalık repo ihalelerinin yapılmaması nedeniyle bankaların Merkez Bankası’ndan fonlama maliyeti politika faizinin üzerinde oluşabiliyordu.

TCMB’nin gecelik borç verme faizi halen yüzde 40 seviyesinde.

Haftalık repo ihalelerinin yeniden başlaması ve Merkez Bankası’nın bu kanaldan yeterli likidite sağlaması halinde bankacılık sisteminin fonlama maliyeti yüzde 37’lik politika faizine doğru gerileyebilir.

Dolayısıyla TCMB, politika faizinde resmi bir değişiklik yapmadan parasal koşullarda gevşeme yaratabilecek bir likidite adımı atmış oldu.

Ancak etkinin büyüklüğü yapılacak repo ihalelerinin miktarına ve sistemin likidite ihtiyacına bağlı olacak. Bu nedenle bugünkü açıklamadan hareketle piyasa faizlerinin otomatik olarak 3 puan düşeceği sonucuna varmak doğru olmaz.

Gözler şimdi eylül toplantısında

TCMB’nin eylül ayındaki PPK toplantısı öncesinde haftalık repo kanalını yeniden açması, para politikasında normalleşmenin devam edeceğine yönelik önemli bir sinyal olarak okunabilir.

Asıl soru ise Merkez Bankası’nın eylülde politika faizinde de indirime gidip gitmeyeceği.

Bugünkü karar doğrudan faiz indirimi olmamasına rağmen, Mart ayında devreye alınan fiili sıkılaştırmanın önemli bir bölümünün geri alınmasının önünü açıyor.

Bu nedenle başlıktaki “faiz indirimi için harekete geçti” ifadesini haber içerisinde “resmi faiz indirimi değil, fiili fonlama maliyetini aşağı çekebilecek adım” olarak netleştirmek önemli.

Merkez Bankası’nın bundan sonraki repo ihalelerinde sağlayacağı likidite miktarı, gecelik faizlerin yüzde 37’lik politika faizine ne kadar yaklaşacağını gösterecek. Bu da eylül PPK toplantısından önce para politikasındaki gevşemenin gerçek boyutunu ortaya koyacak.

tclira.com