Ekrem İmamoğlu’na yönelik operasyon öncesinde, yabancı yatırımcıların hisse senedi ve tahvillerdeki girişleri hızlanmıştı. Ancak 19 Mart tarihindeki gelişmelerle birlikte, piyasa beklentileri alt üst oldu ve faiz oranlarının yönü tersine döndü. Merkez Bankası, faiz koridoru üst sınırını yüzde 46’ya çıkarırken, daha sonra politika faizini de yüzde 42,5’ten yüzde 46’ya, gecelik borç verme faizini ise yüzde 46’dan yüzde 49’a yükseltti. Bu adımla Merkez Bankası, faiz artışı ile ana aracını yeniden kullanmaya başladı.
18 nisan itibarıyla Merkez Bankası, 20 Mart’tan sonra açmadığı haftalık repo ihalelerini yeniden başlattı ve piyasayı yüzde 46’lık politika faiziyle fonlamaya devam etti. Ancak tüm fonlama ihtiyacı, haftalık repo kanalıyla karşılanmadı; bankalar BİST’e ve gecelik borçlanmaya yönlendirildi. Sonuç olarak, ağırlıklı fonlama maliyeti, politika faizinin üzerinde bir seviyeye ulaştı.
TLREF faizlerinde büyük artış
Politika faizindeki artış, fonlama kanalları ve TLREF faizlerinde de sert yükselişlere neden oldu. TLREF faiz oranı, 18 Mart’ta yüzde 42,02 iken, 18 Nisan’da yüzde 48,99’a kadar yükseldi. Yani bir ay içinde TLREF faizlerinde 7 puanlık bir artış yaşandı. Bu artış, ticari kredi faizlerini doğrudan etkiledi.
Ticari kredi faizlerinde 10 puanlık artış
Merkez Bankası’nın faiz artışı ve fonlama yapısındaki değişiklikler, ticari kredi faizlerini de yukarıya taşıdı. Bazı özel bankalar, rotatif ticari kredi faizlerini yüzde 60-62 seviyelerine kadar çıkarırken, ortalama ticari kredi faizleri yüzde 51-54 arasında şekillendi. 19 Mart öncesinde ise bu oranlar yüzde 42,5-44 seviyelerindeydi. Bankacılık sektörü kaynakları, 2026’ya kadar devam etmesi beklenen yüksek faiz seviyeleri ile yatırımların erteleneceğini belirtiyor.
Mevduat faizlerinde yüksek artış
Mevduat faizleri de politika faizindeki artışı takip etti. 18 Mart’ta yüzde 40’ın altına düşen mevduat faizleri, 17 Nisan’daki Para Politikası Kurulu toplantısından sonra yüzde 50’ye kadar yükseldi. Hatta büyük hacimli mevduatlar için faiz oranları yüzde 55’e kadar çıktı. Bankalar arasında mevduat için bir yarış başladı ve daha yüksek faiz veren bankalar tercih edilmeye başlandı.
Carry Trade girişleri yeniden başladı
Yükselen faizler, carry trade girişlerini yeniden hareketlendirdi. Merkez Bankası’nın döviz alımına başlaması, carry trade girişlerinin yeniden artmasına yardımcı oldu. Ancak bu girişler, 19 Mart öncesindeki kadar yüksek olmasa da, Merkez Bankası’nın rezerv kaybını telafi etmesi için fayda sağladı.
Yatırımlar 2026’ya ertelendi
Merkez Bankası’nın faiz artışı ve yüksek fonlama maliyetleri, reel sektörü ve bireysel tüketicileri olumsuz etkileyebilir. TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat, enflasyonla mücadele adına piyasanın Merkez Bankası’nın hamlelerinden memnun olduğunu belirtse de, yatırımların 2026’ya erteleneceğini ifade etti. Yüksek faiz oranları, özellikle uzun vadeli ticari kredilerde sektördeki faiz oranlarının çok daha yüksek seviyelerde olmasına yol açacak gibi görünüyor.



