COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanan Antalya için iklim değişikliği uyarıları giderek netleşiyor. Doç. Dr. Kaan Işınkaralar, bölgenin önümüzdeki yıllarda daha sıcak ve daha kurak bir iklim yapısına sürükleneceğini, bu dönüşümün özellikle kıyı bölgelerinde yaşam koşullarını zorlaştıracağını ifade etti.
Kıyı bölgeleri daha sert etkilenecek
Işınkaralar, Kastamonu ve Hiroşima üniversitelerinin ortak çalışmalarına işaret ederek Antalya Havzası’nın iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer aldığını söyledi. Özellikle kıyı kesimlerinde sıcaklık artışı ve iklim konforundaki düşüşün daha belirgin olacağına dikkat çekti.
Sıcaklıklar 18-20 dereceye çıkabilir
Mevcut durumda Antalya Havzası’nın yaklaşık yüzde 30’unda yıllık ortalama sıcaklıkların 10-12 derece aralığında olduğunu belirten Işınkaralar, iyimser senaryoda bu değerlerin 14-16 dereceye, olumsuz senaryoda ise 18-20 dereceye kadar yükselebileceğini aktardı. Bu artışın ekosistemler ve insan yaşamı üzerinde ciddi etkiler doğurabileceğini ifade etti.
Kuraklık riski artıyor
Bölgedeki nem oranlarının da düşüş eğiliminde olduğunu belirten Işınkaralar, bugün yüzde 60-66 aralığında olan nem değerlerinin yüzyıl sonuna doğru daha düşük seviyelere gerileyebileceğini söyledi. Bu durumun tarımsal üretim ve su kaynakları üzerinde baskı oluşturacağına işaret etti.
Turizm alanları daralacak
İklim konforundaki değişimin turizmi doğrudan etkileyeceğini vurgulayan Işınkaralar, bugün turizm için uygun olan kıyı alanlarının büyük bölümünün yüzyıl sonuna doğru daralabileceğini belirtti. Kötümser senaryoda bölgenin önemli bir kısmının “sıcak ve konforsuz” iklim kategorisine girebileceğini dile getirdi.
Acil önlem çağrısı
Işınkaralar, ortaya çıkan tablo karşısında su yönetimi, tarımda kuraklığa dayanıklı üretim modelleri ve turizmde yeni planlamaların gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Zamanında atılmayan adımların ileride daha ağır ekonomik ve çevresel sonuçlara yol açabileceğini ifade etti.
tclira.com
