Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar

Denizbank Reklam

Bakan Şimşek: Küresel savunma harcamalarındaki artış Türkiye’ye yeni fırsatlar sunuyor

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomik belirsizlikler, savunma harcamaları ve Türkiye ekonomisinin görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak savunma sanayisinin Türkiye için önemli bir fırsat alanı olduğunu söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomik belirsizlikler, savunma

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kanal 7 Medya Grubu tarafından düzenlenen “Yükselen Türkiye Zirveleri” programında yaptığı konuşmada küresel ekonomide artan belirsizliklere, ticaretteki parçalanmaya ve jeopolitik risklere dikkat çekti. Şimşek, Türkiye’nin mevcut ekonomik programla birlikte riskleri yönettiğini ve yeni küresel trendlerden fırsat üretmeye çalıştığını ifade etti.

“Mevcut koşullarda öngörü yapmak zorlaştı”

Şimşek, dünyada kısa vadede emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve jeopolitik gerilimlerin etkili olduğunu, orta ve uzun vadede ise ticaretin parçalanması, borçluluk seviyeleri ve iklim değişikliği gibi yapısal sorunların öne çıktığını belirtti. Küresel büyümenin zayıfladığına işaret eden Şimşek, mevcut koşullarda net öngörüler yapmanın zorlaştığını dile getirdi.

Türkiye’nin ihracat performansına da değinen Şimşek, küresel talepteki yavaşlamanın ihracat üzerinde baskı oluşturabileceğini ancak Türkiye’nin 400 milyar doların üzerinde ihracat hacmine sahip olduğunu hatırlattı. Çin’in küresel ticaretteki etkisine dikkat çeken Şimşek, “ikinci Çin şoku” olarak nitelendirdiği sürecin dünya pazarlarında rekabeti artırdığını söyledi.

Avrupa’da bazı ülkeler milli gelirlerinin yüzde 5’ine yakın kısmını savunmaya ayırıyor

Savunma sanayi harcamalarına özel bir başlık açan Şimşek, Avrupa’da bazı ülkelerin milli gelirlerinin yüzde 5’ine yakın kısmını savunmaya ayırdığını, küresel savunma harcamalarının ise 6,6 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini ifade etti. Türkiye’nin bu alanda güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu vurgulayan Şimşek, “Bunu büyük bir fırsat olarak görüyoruz” dedi.

Ulaştırma ve ticaret koridorlarına da değinen Şimşek, Orta Koridor üzerinden Asya ile Avrupa arasındaki bağlantının güçlendirildiğini, yeni demir yolu projeleriyle Türkiye’nin lojistik kapasitesinin artırıldığını söyledi. Sağlık, eğitim, turizm ve yeniden inşa gibi alanların da ihracatın parçası olarak değerlendirildiğini belirtti.

Yapay zekâ ve otonom sistemlerin ekonomik etkilerine dikkat çeken Şimşek, bu teknolojilerin verimliliği artıracağını ancak istihdam üzerinde dönüştürücü etkiler yaratacağını ifade etti. Türkiye’nin bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini belirten Şimşek, robotik ve yapay zekâ temelli sektörlerin önümüzdeki yıllarda önemli bir ekonomik büyüklüğe ulaşacağını söyledi.

“Program üç aşamalı ilerliyor”

Ekonomik programa ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şimşek, programın risklerin kontrol altına alınması, dengesizliklerin azaltılması ve reformlarla kalıcı istikrarın sağlanması olmak üzere üç aşamalı ilerlediğini ifade etti. Enflasyonla mücadelede ilerleme kaydedildiğini belirten Şimşek, hedefin tek haneli enflasyon olduğunu söyledi.

Türkiye’nin borçluluk seviyesinin görece düşük olduğuna dikkat çeken Şimşek, bu durumun önemli bir avantaj sağladığını belirtti. Programın etkileriyle birlikte cari açıkta düşüş yaşandığını, ancak küresel petrol şoklarının bu görünümü etkileyebileceğini ifade etti.

Konuşmasının sonunda Şimşek, küresel ekonomik dönüşümün Türkiye için hem risk hem de fırsatlar barındırdığını vurgulayarak, ekonomik programın temel amacının istikrarı kalıcı hale getirmek olduğunu söyledi.

tclira.com