Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar

Denizbank Reklam

Heyelanlar artık doğal afet değil! İnsan faktörü belirleyici hale geldi

Dr. Bikem Ekberzade’nin Science Advances’te yayımlanan çalışması, heyelanların yalnızca doğal süreçlerle değil, insan faaliyetleri ve ekonomik eşitsizliklerle derinden şekillendiğini ortaya koydu

Dr. Bikem Ekberzade’nin Science Advances’te yayımlanan çalışması, heyelanların yalnızca doğal

Science Advances dergisinde yayımlanan ve 46 ülkeyi kapsayan araştırmayı değerlendiren Dr. Bikem Ekberzade, heyelanların artık yalnızca doğal süreçlerle açıklanamayacağını vurguladı. Ekberzade, yaklaşık 60 yıllık arazi kullanımı ve 45 yıllık nüfus verilerine dayanan çalışmanın, ormansızlaşma, altyapı yatırımları ve plansız yerleşimlerin riskleri belirgin biçimde artırdığını ortaya koyduğunu söyledi.

“Heyelanlar artık yalnızca doğal bir süreç değil”

Dr. Bikem Ekberzade, ölümcül heyelanların önemli bir bölümünün insan eliyle dönüştürülmüş dağlık alanlarda gerçekleştiğini belirterek, “Yamaçların doğal dengesi, arazi kullanımındaki değişimlerle ciddi biçimde bozuluyor” değerlendirmesinde bulundu.

Ekberzade’ye göre ormansızlaşma ve altyapı projeleri, bazı bölgelerde yağış ve topoğrafya gibi klasik doğal risk faktörlerinden daha belirleyici hale geliyor.

Türkiye Avrupa’da ilk sırada

Ekberzade, çalışmada Türkiye’nin dağlık alanlarda insan kaynaklı arazi değişiminde üst-orta gelir grubunun üzerinde yer aldığını ifade etti.

Türkiye’nin aynı zamanda Avrupa’da heyelan kaynaklı ölümlerin en fazla görüldüğü ülke olduğunu vurgulayan Ekberzade, bu tablonun arazi kullanım politikalarıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti.

“Eşitsizlik riskleri derinleştiriyor”

Dr. Ekberzade, küresel ölçekte önemli bir eşitsizlik olduğuna da işaret etti. Düşük ve alt-orta gelirli ülkelerde dağlık alanlara insan müdahalesinin yüzde 50’ye kadar çıkabildiğini belirten Ekberzade, yüksek gelirli ülkelerde bu oranın yüzde 7 seviyesinde kaldığını söyledi.

Bu farkın, heyelanların ölümcüllüğünü doğrudan etkilediğini ifade etti.

İklim değişikliği etkisi: Daha yoğun yağışlar

Ekberzade, iklim değişikliğinin de riski büyüttüğünü belirterek, kısa sürede gerçekleşen yoğun yağışların özellikle zayıflamış yamaçlarda heyelanları tetiklediğini vurguladı.

Güney Asya, Latin Amerika ve Doğu Afrika’da yaşanan örneklerin bu tabloyu doğruladığını ifade etti.

“Sorun sadece doğa değil, insan müdahalesi”

Dr. Bikem Ekberzade, İsviçre ve Fransa gibi benzer coğrafi koşullara sahip ülkelerde bile arazi kullanım biçiminin sonuçları belirlediğini söyledi.

“Afet riskini anlamak için yalnızca doğaya değil, insanın peyzaj üzerindeki etkisine de bakmak gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Risk sadece yoksullukla açıklanamaz”

Ekberzade, heyelan riskinin yalnızca ekonomik düzeyle açıklanamayacağını, değişimin hızının da kritik olduğunu vurguladı.

Nepal örneğine dikkat çeken Ekberzade, toplumsal farkındalık ve riskten kaçınma davranışlarının can kayıplarını azaltabildiğini belirtti.

Önlenebilir bir risk

Dr. Bikem Ekberzade, heyelanların kaçınılmaz olmadığını vurgulayarak, doğru arazi planlaması, ormansızlaşmanın sınırlandırılması ve riskli bölgelerde yapılaşmanın kontrol altına alınmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.

Erken uyarı sistemlerinin ve sürdürülebilir planlamanın can kayıplarını ciddi ölçüde azaltabileceğini söyledi.

Heyelanlar artık doğal afet değil! İnsan faktörü belirleyici hale geldi

tclira.com