tclira.com ÖZEL/ Kemal Arda Ayvalıoğlu
Kandilli Rasathanesi verilerine göre deprem, 7,7 kilometre derinlikte gerçekleşti. TCLira’nın sorularını yanıtlayan Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Burak Çatlıoğlu “Sığ depremler yüzeyde daha güçlü hissedilir. 6,1 büyüklüğündeki depremin merkez üssündeki hissedilebilirliği 9 şiddetinde oldu. Büyüklük ve şiddet farklı kavramlardır. Bu deprem Simav Fay Zonu’nun Sındırgı segmentinde, normal faylanma sonucu meydana geldi” dedi.
Bölgenin deprem geçmişi
Çatlıoğlu, bölgedeki tarihsel ve aletsel deprem kayıtlarına değinerek, “Tarihsel depremler 1900 öncesine aittir ve genellikle halkın rivayetleriyle tahmin edilir. Bu nedenle kesin veriler olmayabilir ancak o dönemlerde yıkımların fazla olduğu bilinir. Aletsel depremler ise 1900’den itibaren sismometrelerle kaydedilmeye başlandı. 1953’te 7,2, 1919, 1964 ve 1970’te ise 7 büyüklüğünde depremler yaşandı” ifadelerini kullandı.
“Artçılar aylarca sürecek”
6,1 büyüklüğündeki depremin “küçük” sayılamayacağını vurgulayan Çatlıoğlu, “Bunun bir derece altına kadar, yani 5,1’e kadar artçılar beklenir. 6,1’lik depremin ardından 4,6 ve 4,4 büyüklüğünde artçılar oldu. Şu anda 3 ile 4,5 arasındaki artçılar devam ediyor. Bu süreç aylarca sürecek. 1999 depreminin artçıları yıllarca sürdü, Kahramanmaraş depreminin artçıları halen devam ediyor” diye konuştu.
Ege Bölgesi’nin deprem gerçeği
Çatlıoğlu, Ege Bölgesi’nin özellikle Kütahya, Balıkesir ve İzmir’in “Batı Anadolu Fay Sistemi” etkisi altında olduğunu belirtti:
“Bölge aktif bir tektonik yapıya sahip, bu nedenle depremler olağan. Ancak zarar azaltılabilir.”
Afet yönetiminde eksikler
Çatlıoğlu, afet müdürlüklerinin yapılanma şekline ilişkin eleştirilerde bulundu:
“6 Şubat depremlerinden sonra ilçe belediyelerine afet müdürlüğü, büyükşehir belediyelerine ise afet işleri dairesi kurma zorunluluğu getirildi. Ancak birçok ilçe belediyesinde bu birimler kağıt üzerinde var. Ne koordinasyon merkezi, ne ekipman, ne teknik personel bulunuyor. Üstelik bu müdürlükler hep afet sonrası müdahale odaklı yapılıyor. Oysa afet olmadan önce riskleri azaltacak çalışmalar yapılmalı.”

İstanbul’la bağlantısı yok
Depremin İstanbul’u etkileyecek Kuzey Anadolu Fay Hattı ile ilişkili olmadığını söyleyen Çatlıoğlu, “Deprem Simav Fay Zonu’nun Sındırgı segmentinde meydana geldi. Ancak dalgalar İstanbul ve çevresinde hissedildi. Gelen dalgalar uzun periyotlu olduğu için yüksek binalarda daha fazla hissedildi” dedi.
Yapı güvenliği uyarısı
Çatlıoğlu, yıkılan binaların muhtemelen mühendislik hizmeti almamış yapılar olduğunu belirterek şu uyarılarda bulundu: “Ülkemizde kaçak yapılaşma çok fazla. İmar aflarından kaçınılmalı. Depremden etkilenen binaların mutlaka kontrol edilmesi gerekir.”

