Türkiye’de sigorta sektörünün büyüme potansiyeli yüksek olmasına rağmen, tüketicilerin sigorta ürünlerine ilişkin bilgi eksikliği, karmaşık poliçe dili ve fiyatlara yönelik değerlendirmeleri sigortalılığın yaygınlaşmasını sınırlandırıyor. HDI Sigorta ile Veri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen Türkiye’de Sigorta Okuryazarlığı Araştırması, toplumun sigortaya bakışını, bilgi düzeyini ve satın alma davranışlarını ortaya koydu.
Türkiye genelinde 18 yaş ve üzeri 1.500 kişiyle gerçekleştirilen araştırmaya göre, sigorta sahiplerinin yüzde 47’si poliçelerde kullanılan ifadeleri anlamakta güçlük çekiyor. Son 12 ayda poliçe satın alan veya yenileyenlerin yalnızca yüzde 14-15’i poliçesini tamamen okurken, yüzde 10’u hiç okumuyor, yüzde 25’i ise yalnızca göz gezdiriyor.
Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de sigorta ürünlerinin yeterince anlaşılamamasının satın alma kararlarını doğrudan etkilemesi oldu. Türkiye’de her beş kişiden biri, sigorta ürününü tam olarak anlamadığı için satın alma kararının etkilendiğini belirtti. Bu gruptaki tüketicilerin yüzde 61’i satın almayı ertelerken, yüzde 38’i sigorta yaptırmaktan tamamen vazgeçiyor.
Sigorta okuryazarlığı 100 üzerinden 50,4 puanda kaldı
Araştırma kapsamında toplumun sigortaya ilişkin bilgi, tutum ve davranışlarını ölçmek amacıyla geliştirilen Sigorta Okuryazarlığı Endeksi de Türkiye’deki bilgi eksikliğini ortaya koydu.
Türkiye genelinde sigorta okuryazarlığı endeksi 100 üzerinden 50,4 puan olarak hesaplanırken, sigorta sahiplerinde bu değer 55,1 puana yükseldi. Katılımcıların yüzde 44,8’i düşük, yüzde 42,6’sı orta ve yalnızca yüzde 12,6’sı yüksek sigorta okuryazarlığı seviyesinde yer aldı.
Araştırma kapsamında yöneltilen beş temel sigorta sorusuna verilen yanıtlar da dikkat çekici sonuçlar ortaya çıkardı. Her üç kişiden biri soruların hiçbirini doğru yanıtlayamazken, sigorta sahibi olmayanların yüzde 80’inden fazlası temel sigorta kavramlarına ilişkin soruların tamamında başarısız oldu.
Sigorta sahiplerinin yüzde 61’i muafiyet kavramını, yüzde 76’sı eksik sigorta durumunda uygulanacak ödeme kuralını bilmiyor ya da yanlış yanıtlıyor. Sigortalıların yüzde 56’sı ise zorunlu trafik sigortasının kendi araçlarında oluşan hasarları karşılamadığını bilmiyor.
Tüketicilerin anlamakta en fazla zorlandığı kavramların başında yüzde 49 ile rücu ve yüzde 38 ile zeyilname geliyor.
Sigortasızlığın en büyük nedeni bütçe
Araştırma, Türkiye’de bireylerin beklenmedik risklere karşı korunmak için sigortadan önce geleneksel tasarruf yöntemlerine yöneldiğini de gösterdi.
Katılımcıların yüzde 46’sı nakit veya banka birikimini, yüzde 45’i ise altın ve döviz birikimini güvence yöntemi olarak tercih ettiğini belirtti. Sigorta yaptıranların oranı yüzde 21, bireysel emeklilik sisteminde birikim yapanların oranı ise yüzde 16 oldu.
Sigortası bulunmayan bireylerin yüzde 44’ü bütçe yetersizliğini, yüzde 43’ü ise sigorta fiyatlarının yüksek olmasını sigorta yaptırmamanın temel gerekçeleri arasında gösterdi.
Buna karşılık sigortaya yönelik güven algısının önemli bir potansiyel barındırdığı görüldü. Katılımcıların yüzde 57’si sigorta sahibi olmanın kendilerini beklenmedik durumlara karşı büyük ölçüde veya tamamen güvende hissettirdiğini ifade etti. Yüzde 46’sı ise sigorta yaptırmayı yakın çevresine güçlü biçimde tavsiye ettiğini belirtti.
Araştırmada, aynı fiyat koşullarında katılımcıların yüzde 49’unun daha geniş ancak karmaşık teminatlar yerine, kapsamı daha sınırlı olsa bile açık ve anlaşılır poliçeleri tercih ettiği belirlendi.
İşcan: Sigortalılık oranını yüzde 4,7’ye çıkarmalıyız
Araştırmanın sonuçlarını İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında değerlendiren HDI Sigorta CEO’su Firuzan İşcan, Türkiye’de sigorta koruma açığının azaltılmasının sektörün öncelikli hedefleri arasında yer alması gerektiğini söyledi.
Türkiye’de sigortalılık oranının yüzde 2,62 seviyesinde bulunduğunu belirten İşcan, Türkiye Sigorta Birliğinin 2030 vizyonu doğrultusunda bu oranın yüzde 4,7’ye yükseltilmesinin hedeflendiğini hatırlattı.
İşcan, “Türkiye’de sigortalılık oranının düşüklüğü ile deprem ve sel gibi felaketler, bireyler, haneler ve KOBİ’ler başta olmak üzere toplumun birçok kesiminde finansal kırılganlığa neden oluyor. Ülkemizde halihazırda yüzde 2,62 seviyesinde olan sigortalılık oranı katetmemiz gereken bir yol olduğunu gösteriyor” dedi.
Sigorta koruma açığının, bireylerin ve işletmelerin karşı karşıya kaldıkları risklere karşı ihtiyaç duydukları güvence ile mevcut sigorta koruması arasındaki farkı ifade ettiğini belirten İşcan, bu açığın azaltılabilmesi için toplumdaki bilgi ve algı engellerinin aşılması gerektiğini vurguladı.
İşcan, “Türkiye’de sigorta koruma açığını azaltmayı ve sektörel büyümeyi destekleyecek en önemli unsurların başında sigortacılıkta sadeleşme geliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Ağırdır: Anlaşılmayan ürün satın almayı engelliyor
Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır ise araştırmanın yalnızca sigorta bilgisini ölçmediğini, sektörün toplumla kurduğu ilişkinin niteliğini de ortaya koyduğunu söyledi.
Araştırmada sigortaya yönelik güven ile bilgi düzeyi arasında önemli bir farklılık bulunduğuna işaret eden Ağırdır, her iki kişiden birinin sigortayla kendisini güvende hissetmesine rağmen her üç kişiden birinin temel sigorta sorularının hiçbirine doğru yanıt veremediğini belirtti.
Ağırdır, “Sigorta sahiplerinin yarıya yakını poliçe ifadelerini anlamakta zorlanırken, her üç kişiden biri poliçesini hiç okumuyor ya da sadece göz gezdiriyor. En kritik bulgulardan biri ise Türkiye’de her beş kişiden birinin sigorta ürününü anlamadığı için satın alma kararının doğrudan etkilenmesi. Anlaşılmayan ürün, satın alımı ya erteletiyor ya da engelliyor” diye konuştu.
Sadeleşmenin yalnızca iletişim diliyle sınırlı olmadığını belirten Ağırdır, tüketicilerin doğru beklenti oluşturabilmesi ve bilinçli satın alma kararı verebilmesi için ürünlerin ve süreçlerin anlaşılır hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
HDI Sigorta beş alanda dönüşüm başlattı
Araştırmanın sonuçlarından hareketle yeni dönem stratejisini sadeleşme üzerine kuran HDI Sigorta, müşteri deneyimi, ürün ve hizmetler, dijitalleşme, insan ve kültür yönetimi ile marka süreçlerini kapsayan beş stratejik alanda dönüşüm başlattı.
Şirket, sigortaya erişimi kolaylaştırmak amacıyla esnek teminatlı, modüler ve anlaşılır ürünler geliştirmeye odaklanırken, teklif ve poliçe süreçlerini hızlandıracak dijital altyapı yatırımlarını da sürdürüyor.
Bu kapsamda teklif, poliçe, hasar ve tahsilat işlemlerinin tek platformda birleştirilmesi hedefleniyor. Hasar süreçlerinde yapay zekâ destekli sahte hasar tespiti, görüntü işleme teknolojileriyle uzaktan ekspertiz ve mobil bildirim uygulamaları kullanılıyor.
Dijitalleşme yatırımlarıyla acentelerin operasyonel yükünün azaltılması ve acentelerin müşterilerin ihtiyaçlarını daha iyi analiz eden stratejik risk danışmanlarına dönüşmesi amaçlanıyor.
İşcan, “Amacımız, sigortayı karmaşık bir işlem olmaktan çıkarıp herkes için anlaşılır ve erişilebilir bir yapıya dönüştürmek. Bu doğrultuda tüm operasyonumuzun merkezine müşteri deneyimini alarak Sadeleşme Vizyonumuzu hayata geçiriyoruz” ifadelerini kullandı.
HDI Sigorta’nın pazar payı yüzde 5,6’ya yükseldi
Toplantıda şirketin finansal performansına ilişkin verileri de paylaşan İşcan, HDI Sigorta’nın Türkiye’deki 20’nci yılında hayat dışı sigortacılıkta büyümesini sürdürdüğünü söyledi.
Sağlık branşı hariç hayat dışı sigortalarda şirketin pazar payının yüzde 5,6’ya yükseldiğini belirten İşcan, HDI Sigorta’nın bu alanda ilk beş şirket arasındaki konumunu güçlendirdiğini ifade etti.
Avrupa’nın altıncı büyük sigorta grubu Talanx’ın Türkiye pazarına güçlü bir güven duyduğunu kaydeden İşcan, şirketin özsermaye yeterlilik oranının son üç yılda yüzde 88’den yüzde 133,1’e yükseldiğini açıkladı.
İşcan, finansal yapının güçlendirilmesiyle birlikte şirketin sürdürülebilir büyümeye, müşteri deneyimine ve operasyonel verimliliğe odaklanmayı sürdüreceğini belirtti.

tclira.com


