Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar

Denizbank Reklam

Türkiye mutsuzluk ekonomisine sürükleniyor: Doç. Dr. Oğuz Demir’den çarpıcı değerlendirme

Doç. Dr. Oğuz Demir tarafından kaleme alınan “Mutsuzluk Ekonomisi” raporu, Türkiye’nin ekonomik tablosunun alarm verdiğini ortaya koydu. İşsizlik oranlarında yüzeysel bir iyileşme görünse de, artan borçlar, genç işsizliği ve demografik kriz, ülkeyi hem bugünde hem de gelecekte zor günlerin beklediğine işaret ediyor.

Doç. Dr. Oğuz Demir tarafından kaleme alınan “Mutsuzluk Ekonomisi” raporu,

Doç. Dr. Oğuz Demir, son analizinde TÜİK’in 2025 ikinci çeyrek verilerinde genel işsizlik oranının %8,6’ya gerilediğini, 2022’deki %10,5’lik orana kıyasla bir iyileşme gibi göründüğünü belirtti. Ancak bu rakamların buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu vurgulayan Demir, geniş tanımlı işsizlik oranının %32’ye ulaştığını ve 13 milyondan fazla vatandaşın ekonomide kendine yer bulamadığını ifade ediyor. Özellikle gençler ve kadınlar için tabloyu yıkıcı olarak ifade etti .

Demir’in dikkat çektiği en çarpıcı nokta ise  15-24 yaş arası genç kadınlarda geniş tanımlı işsizlik oranının %53,4’e, genç erkeklerde ise %34,5’e ulaşması oldu. Demir’in analizine göre,  “Genç kadınların yarısından fazlası ya işsiz ya da eksik istihdam ediliyor. Demir, “Bu sadece ekonomik bir kayıp değil, ülkenin beşeri sermayesinin israfıdır ve uzun vadeli bir felakettir” dedi.

15-34 yaş grubunda 24 milyon kişinin 6,5 milyonunun ne eğitimde ne istihdamda olduğunu vurgulayan Demir, bu sayının pandemi dönemindeki zirvelere yaklaştığını ekledi.

Avrupa Birliği ile karşılaştırma yapan Demir, Türkiye’de dar ve geniş tanımlı işsizlik arasındaki 13,9 puanlık farkın, AB ortalamasındaki 5,2 puanın çok üzerinde olduğuna dikkat çekti. Manşet işsizlikteki düşüşün, umudunu yitirenlerin veya yetersiz saatlerde çalışanların istatistiklerden çıkarılmasından kaynaklandığını belirten Demir, bunu “istatistiksel bir iyileşme değil, gizli bir bozulma” olarak tanımladı.

Oğuz Demir’den Çalışan yoksulluğu eleştirisi

Doç. Dr. Oğuz Demir, çalışanların da ekonomik krizden muaf olmadığını dile getirdi. İstanbul’da dört kişilik bir ailenin aylık yaşam maliyetinin 96 bin TL’yi aştığını belirten Demire, asgari ücretin ise 2022’de 5.500 TL’den 2025’te 22.105 TL’ye yükselse de, geçim maliyetlerinin 6-7 kat arttığını vurguluyor. “TÜİK verilerine göre çalışanların %69’u asgari ücretin %50’si veya daha az gelirle yaşıyor. Memur, işçi ve emekliler, enflasyon karşısında eriyen maaşlarla ay sonunu getiremiyor” ifadelerini kullandı.

Çalışanların mutsuzluğunun en somut kanıtı

Demir, çalışanların mutsuzluğunun en somut kanıtının borçlanma rakamları olduğunu belirtti. 2022’de 900 milyar TL olan bireysel kredi ve kredi kartı borcunun, 2025 Ağustos’ta 4,8 trilyon TL’yi geçtiğini ifade eden Demir, “Bu bir refah göstergesi değil, çaresizlik ve borçlanarak yaşama zorunluluğudur,” diyor. Hanehalkının kredi kartlarına ve tüketici kredilerine sarıldığını, ancak bu borç sarmalının geleceği ipotek altına aldığını vurguluyor.

Doç. Dr. Oğuz Demir, Türkiye ekonomisinin geleneksel büyüme motorlarının iç tüketim ve genç nüfus  alarm verdiğini belirtti. Demir, “Hanehalkı borçluluğu 2022’de 900 milyar TL iken 2025’te 3 trilyon TL’yi aştı. Gelirinin büyük kısmı borç ödemelerine giden bir toplum, gelecekte tüketerek ekonomiyi canlandıramaz” ifadelerini kullanırken, bu durumun bugünkü harcamaların yarının büyüme potansiyelinden çaldığını söyledi

Demir, Türkiye’nin demografik avantajının da kaybolduğunu vurgularken, 2022’de 1,92 olan doğurganlık oranının 2025’te 1,65’e düştüğünü, nüfus artış hızının ise binde 1’e gerilediğinin altını çizdi. “Bu, küçülen bir işgücü, daralan bir tüketici tabanı ve sosyal güvenlik sisteminde patlama yaratacak bir yaşlı bağımlılık oranı demektir diyen Demir. Türkiye’nin zenginleşmeden yaşlanma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ve bu değişimin politika yapıcıların öngördüğünden hızlı gerçekleştiğini ifade etti..