Doç. Dr. Oğuz Demir, haftalık yaptığı değerlendirmesinde Türkiye ekonomisinin son gündemini ele aldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bütçe verilerini ve Merkez Bankası’nın enflasyon raporunu irdeleyen Demir, devletin faiz ödemelerine öncelik vererek halkın refahını ikinci plana attığını ifade etti.
Faizler ön planda
Ocak-Temmuz dönemi bütçe sonuçlarına göre, devlet gelirlerindeki artışa rağmen giderlerin daha hızlı büyümesiyle açık 1 trilyon lirayı aştı. Demir yaptığı değerlendirmede, faiz ödemeleri 1,2 trilyon liraya ulaşarak eğitim (670 milyar lira) ve sağlık (470 milyar lira) harcamalarının toplamını (1,14 trilyon lira) geride bıraktığını belirtti. Temmuz ayı özelinde ise 134 milyar liralık faiz ödemesi, sağlık harcamalarının neredeyse iki katına denk düştü.
Oğuz Demir, bu tabloyu “Türkiye, geleceğine değil, borçlarına yatırım yapıyor” sözleriyle yorumladı. Gelir tarafında ise adaletsizliğe işaret eden Demir, vergi gelirlerinin yarısının KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerden geldiğini belirtti. Bu durumun dar gelirli kesimleri daha fazla etkilediğini söyleyen Demir, “Halk dolaylı vergilerle bütçeyi dolduruyor, devlet ise bu kaynağı faiz ödemelerine yönlendiriyor. Kazanan finans çevreleri, kaybeden halk” dedi.
Hedefler gerçeğin gerisinde
Merkez Bankası’nın (TCMB) enflasyon raporunda yıl sonu için %24’lük bir hedef belirlemesi, Demir tarafından eleştirildi. 2026 için %16, 2027 için %9 olarak açıklanan tahminleri “ara durak” ve “çapa” olarak tanımlayan TCMB’ye karşın, günlük hayattaki fiyat artışlarının çok daha yüksek olduğunu vurgulayan , gıda, kira ve ulaştırma kalemlerinde yıllık %60-70’lik artışlara dikkat çekti.
“Kağıt üzerinde kontrol altında görünen enflasyon, halk için hâlâ ağır bir kriz” diyen Demir, resmi hedeflerle hissedilen enflasyon arasındaki uçurumun TCMB’nin kredibilitesini sorgulattığını ifade etti.
Küresel cephede geçici rahatlama
Uluslararası gelişmelere de yer veren Demir, Alaska’daki Trump-Putin zirvesini değerlendirdi. Zirvede Çin’e uygulanan gümrük tarifelerinin 90 gün ertelenmesi kararı alınması, küresel piyasalara kısa vadeli bir rahatlama sağladı. Ancak bu ertelemenin kalıcı bir çözüm olmadığını belirten Demir, ticaret savaşlarının yeni bir evresinin sadece ötelenmiş olduğunu söyledi.
Çin ekonomisindeki yavaşlama sinyallerini (düşük sanayi üretimi ve perakende satışlar) küresel talep için risk olarak gören Demir, ABD’de Fed’in faiz indirimi ihtimalinin zayıfladığını ve doların güçlendiğini aktardı. Piyasaların şimdi Jackson Hole toplantısına odaklandığını ekledi.
Önümüzdeki hafta ekonomide neler bekleniyor?
Demir, yeni haftada izlenecek kritik noktaları şöyle sıraladı:
- Türkiye’de bütçe açığı ve vergi politikaları tartışmaları, olası yeni borçlanma veya ek vergiler.
- TCMB enflasyon raporunun piyasalara etkileri ve enflasyon beklentilerindeki uyumsuzluklar.
- ABD’de Jackson Hole toplantısı ve Fed Başkanı’nın mesajları.
- Trump-Putin zirvesinin ticaret savaşlarına yansımaları.
- Çin’den gelecek ekonomik veriler ve küresel büyüme beklentileri.

