Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar

Denizbank Reklam

Doç. Dr. Oğuz Demir’den dikkat çeken değerlendirme: Ekonomi iki kritik virajın eşiğinde

Doç. Dr. Oğuz Demir, sanayi üretimi ve cari denge verilerinin olumlu sinyaller verdiğini ancak ekonomideki iyimserliğin kırılgan küresel koşullara bağlı olduğunu belirterek, 24 ve 25 Temmuz’daki kritik gelişmelerin belirleyici olacağını vurguladı.

Doç. Dr. Oğuz Demir, sanayi üretimi ve cari denge verilerinin

Geçtiğimiz haftanın piyasa kapanış verileri ile bu haftanın ekonomik başlangıcı, ekonomi yönetimi için temkinli bir iyimserliğe zemin hazırlıyor. Hazine’nin başarılı borçlanma ihaleleri ve beklentilerin üzerinde gelen sanayi üretimi ile cari denge verileri, kısa vadeli görünüm açısından pozitif gelişmeler sundu.

Ancak bu iyimserliğin temelinin yalnızca iç gelişmelere dayanmadığını vurgulayan Doç. Dr. Oğuz Demir, küresel piyasalardaki artan risk iştahına dikkat çekiyor. Özellikle Bitcoin gibi kripto varlıklarda görülen tarihi yükselişlerin, dünyada artan likidite ve getiri arayışının göstergesi olduğunu belirten Demir, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin bu rüzgârdan etkilendiğini, ancak bunun yüksek faiz maliyetiyle gerçekleştiğini ifade ediyor.

ABD’de Donald Trump’ın yeniden yükselen korumacı söylemleri ve tarifeler üzerinden oluşabilecek belirsizliklere de dikkat çeken Demir, bugünkü istikrarın hem iç politikaların hem de küresel konjonktürün oluşturduğu kırılgan bir dengeye dayandığını vurguluyor.

Demir’e göre, Türkiye ekonomisi şu anda iki motorla uçan bir uçak gibi. Birinci motor olan dış kaynak akışı kur istikrarı sağlarken, ikinci motor olan reel ekonomi hâlâ kırılgan. Her ne kadar son sanayi üretimi verileri umut verse de, bu gelişmenin kalıcı ve genele yaygın olup olmayacağı önümüzdeki adımlara bağlı olacak.

Kritik eşik: 24 ve 25 Temmuz

Önümüzdeki on gün içerisinde ekonomi yönetimi iki önemli virajdan geçecek. İlki, 24 Temmuz’daki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı. Piyasada faiz indirimi beklentisi bulunsa da, Demir’e göre enflasyonda kalıcı bir iyileşme sinyali henüz görülmüş değil. Bu nedenle, TCMB’nin 100-150 baz puanlık ölçülü bir indirim yapması ihtimal dahilinde görülse de, kararın ekonominin gerçeklerine dayanması gerektiği vurgulanıyor.

İkinci viraj ise 25 Temmuz’da Moody’s tarafından açıklanacak Türkiye değerlendirmesi olacak. Olası bir kredi notu artışı, hem kamu hem özel sektörün dış borçlanma koşullarını iyileştirebilir. Ancak Demir, bunun tek başına bir kurtuluş reçetesi olmayacağını belirtiyor. Asıl önemli olanın, bu olumlu havanın yapısal dönüşüm fırsatına çevrilip çevrilemeyeceği olduğunu vurguluyor.

Siyasi gerilim ve reform ihtiyacı

Doç. Dr. Oğuz Demir, mevcut siyasi atmosferde 19 Mart’taki gibi piyasa algısını bozabilecek adımların devam etmesinin, bu kırılgan iyileşmeyi sekteye uğratabileceğini belirtti. Demir’e göre atılacak adımlar yalnızca ekonomik göstergeleri değil, milyonlarca insanın yaşamını da doğrudan etkileyecek.