ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyonlarla tırmanan gerilim, küresel piyasalarda belirsizliği artırırken Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Yıldırım, bölgedeki gelişmelerin ekonomik ve stratejik sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yıldırım, 28 Şubat’ta başlayan askeri hareketliliğin ardından dünya ekonomisinin “ekonomik gerçeklik anı” ile karşı karşıya olduğunu belirterek Türk iş dünyasının bu süreçte proaktif bir ekonomik diplomasi yürütmesi gerektiğini ifade etti.
Küresel ve bölgesel ekonomi üzerindeki etkiler
Hürmüz Boğazı’ndaki risklerin ve enerji arzındaki olası aksaklıkların Türkiye açısından önemli bir tehdit oluşturduğunu belirten Yıldırım, enerji fiyatlarındaki yükselişin ekonomik dengeler üzerinde baskı yaratabileceğine dikkat çekti.
Yıldırım, “Petrol fiyatlarının varil başına 110 doları aşması ve enerji maliyetlerindeki öngörülemez artış, net enerji ithalatçısı olan ülkemiz için enflasyon ve cari açık üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Ancak biz TÜGİAD olarak meseleye sadece riskler üzerinden değil, stratejik konumlanma üzerinden bakıyoruz. Tedarik zincirlerinin kırıldığı bu dönemde Türkiye, güvenli bir liman ve alternatif üretim üssü olma özelliğini korumalıdır” dedi.
“Siyasi krizlerin panzehiri ekonomik ilişkiler”
Yıldırım, uluslararası gerilimlerin azaltılmasında ekonomik ilişkilerin ve iş dünyasının rolünün önemine vurgu yaptı.
“Tüm insanlık için savaşların bir daha yaşanmamasını istiyoruz. Ne yazık ki son dönemde gerilim artıyor ve masum insanlar hayatlarını kaybediyor. Bununla birlikte ekonomik sorunlar da derinleşiyor. Siyasal ilişkiler tıkanabilir ancak ekonomik ilişkiler damarlar gibidir; durursa sistem çöker. TÜGİAD olarak Avrupa Genç Girişimciler Konfederasyonu (YES for Europe) ve G20 Genç Girişimciler İttifakı (G20 YEA) gibi uluslararası platformlardaki liderlik rollerimizi kullanarak ‘ekonomik barış’ lobiciliği yapıyoruz. Siyasetin dili sertleştiğinde iş insanlarının ortak dili olan ticaret devreye girmelidir.”
İş dünyası için riskler ve fırsatlar
Mevcut krizin iş dünyası açısından hem riskler hem de fırsatlar barındırdığını ifade eden Yıldırım, enerji ve lojistik maliyetlerindeki artışın şirketler üzerinde baskı oluşturabileceğini söyledi.
Navlun fiyatlarındaki yaklaşık yüzde 50’lik artış, küresel sermayenin güvenli liman arayışıyla gelişmekte olan piyasalardan çıkma riski ve bölgesel ticaret yollarındaki aksaklıkların olası olumsuz etkiler arasında yer aldığını belirten Yıldırım, buna karşılık bazı stratejik fırsatların da ortaya çıktığını dile getirdi.
Yıldırım, Batı’nın enerji ve hammadde rotalarını çeşitlendirme arayışının Türkiye’nin “stratejik koridor” rolünü güçlendirebileceğini ifade ederek savunma sanayii ve teknoloji odaklı ihracatın öneminin artacağını söyledi. Ayrıca Türk girişimcilerin kriz yönetimindeki esnekliği sayesinde Afrika, Çin ve Orta Asya gibi yeni pazarlarda daha etkin olabileceğini kaydetti.
TÜGİAD’ın uluslararası faaliyetleri
TÜGİAD’ın 2026 yılı stratejileri kapsamında uluslararası temaslarını artıracağını belirten Yıldırım, Türk iş dünyasının küresel karar alma mekanizmalarındaki etkinliğini güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi.
Yıldırım, “Bu yıl ABD’de yapılması planlanan 2026 G20 Genç Girişimciler Zirvesi’nin Viyana’ya taşınması, Türk iş dünyasının diplomatik gücünü gösteren önemli bir gelişme oldu. Çin ve ABD’de açtığımız şubelerimizle ve dünyanın farklı ülkelerindeki genç iş insanlarıyla yürüttüğümüz temaslarla Türk girişimcisinin sesini küresel ölçekte duyurmaya devam ediyoruz” dedi.
Özbekistan’da yeni ofis açılacak
Yıldırım, 30 Mart–1 Nisan tarihleri arasında Özbekistan’a bir ticaret heyeti düzenleyeceklerini belirterek ziyaret kapsamında TÜGİAD Türk Devletleri Şubesi Taşkent Ofisi’nin resmi açılışının yapılacağını açıkladı.
Bu ziyaretin Türkiye ile Özbekistan arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağını ifade eden Yıldırım, Türk Cumhuriyetleri ile iş birliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Yıldırım, “Savaşın yıkıcı etkilerine karşı üretimle, teknolojiyle ve sınırları aşan iş birlikleriyle duracağız. Ekonomik bağımsızlık, siyasal caydırıcılığın temelidir” ifadelerini kullandı.
tclira.com
