Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar

reklam

 trendyolreklam

DEİK’ten Çin vurgusu: Türkiye üretim ve lojistik üssü olmalı

DEİK Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Aydın Mıstaçoğlu, Türkiye’nin Çin-Avrupa hattında yalnızca bir geçiş noktası değil, aynı zamanda üretim ve lojistik üssü olduğunu belirterek, iki ülke arasında daha derin ve çok boyutlu bir ekonomik iş birliği çağrısında bulundu.

DEİK Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Aydın Mıstaçoğlu, Türkiye’nin Çin-Avrupa hattında

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Aydın Mıstaçoğlu, Türkiye’nin küresel tedarik zincirlerindeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mıstaçoğlu, Türkiye’nin jeopolitik konumu ve üretim kapasitesiyle yalnızca transit ülke değil, aynı zamanda önemli bir üretim, lojistik ve yeniden ihracat merkezi olduğunu vurguladı.

Türkiye esnek ve üretim alternatifiyle güçlü konuma geldi

Küresel şirketlerin tek merkezli üretim modellerinden uzaklaştığını belirten Mıstaçoğlu, günümüzde bölgesel üretim, yakın pazara erişim ve tedarik güvenliğinin öne çıktığını söyledi. Bu çerçevede Türkiye’nin, esnek ve erişilebilir üretim alternatifi sunarak küresel tedarik zincirlerinde daha güçlü bir konuma geldiğini ifade etti.

Orta Koridor’un sadece bir lojistik güzergâh değil, aynı zamanda stratejik bir güvenlik hattı olarak değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Mıstaçoğlu, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin de tedarik zincirlerinde güvenli ve alternatif rotaların önemini artırdığını belirtti.

Güçlü bir üretim ve lojistik üssü

Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Kafkasya ve Orta Asya’ya erişim sağlayan güçlü bir üretim ve lojistik üssü olduğunu kaydeden Mıstaçoğlu, sanayi kapasitesi, lojistik altyapı ve nitelikli iş gücüyle ülkenin küresel üretim ağlarında daha görünür hale geldiğini ifade etti.

DEİK Türkiye-Çin İş Konseyi’nin iki ülke arasında daha dengeli, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli iş birliklerini hedeflediğini söyleyen Mıstaçoğlu, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin artık yalnızca ticaret ekseninde değil; teknoloji, enerji dönüşümü, dijital ticaret ve üçüncü pazar ortaklıklarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

Mıstaçoğlu, “Küresel ticarette güçlü olanlar yalnızca büyük üreticiler değil, aynı zamanda güvenilir ve alternatif sunabilen ülkelerdir. Türkiye bu noktada önemli bir avantaja sahip. Bu potansiyeli kalıcı ekonomik değere dönüştürmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

tclira.com