Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar


ata-yatirim


Advertisement

TSB’den açıklama: HUV katsayısı artışı öngörülebilirlik riskini artırıyor

Türkiye Sigorta Birliği, TTB’nin 2026 ikinci dönem HUV katsayısı artışına ilişkin yaptığı bilgilendirmeye dikkat çekerek, sağlık hizmeti maliyetlerindeki yükselişin özel sağlık sigortası primleri ve aktüeryal denge üzerinde baskı oluşturabileceğini bildirdi.

Türkiye Sigorta Birliği, TTB’nin 2026 ikinci dönem HUV katsayısı artışına

Türkiye Sigorta Birliği, Türk Tabipleri Birliği tarafından 2026 yılı ikinci dönemine ilişkin açıklanan HUV katsayısı artışına dair değerlendirmede bulundu. Birlik, katsayı artışının enflasyonun üzerinde bir maliyet dinamiğine işaret ettiğini belirterek, bu durumun özel sağlık sigortacılığı sisteminde öngörülebilirlik ve maliyet yönetimi açısından risk oluşturabileceğini ifade etti.

Sağlık maliyetlerinde yüzde 42’ye yaklaşan artış

Birlik tarafından yapılan açıklamada, 2026 yılı ikinci döneminde uygulanacak Özel Hekimlik Uygulamaları (HUV) katsayısının yüzde 20,18 artırıldığı, enflasyon verilerine ek olarak ilk kez yüzde 2 oranında “refah payı” uygulandığı ve bu yöntem değişikliğiyle birlikte yıllık toplam artışın yaklaşık yüzde 39,96 seviyesine ulaştığı hatırlatıldı. Ayrıca 2026 Ocak ayında yapılan yaklaşık yüzde 8’lik ilave artışın da dahil edilmesiyle sağlık hizmeti sunum maliyetlerindeki toplam yükselişin yüzde 42 civarında hesaplandığı aktarıldı.

TÜİK verilerine göre yıllık enflasyonun Mayıs 2026 itibarıyla yüzde 32,61 seviyesinde gerçekleştiği, piyasa beklentilerinin ise yıllık enflasyonun yüzde 32–33 bandında oluşacağı yönünde olduğu kaydedildi. Türkiye Sigorta Birliği, bu farkın özel sağlık sigortası prim hesaplamalarında dikkate alınan ekonomik göstergeler ile sağlık hizmeti maliyet artışları arasında ayrışmaya yol açabileceğini belirtti.

Açıklamada, özel sağlık sigortalarının milyonlarca kişinin sağlık hizmetlerine erişiminde önemli bir tamamlayıcı mekanizma olduğu vurgulanırken, sistemin sürdürülebilirliğinin sağlık hizmet sunucuları, sigorta şirketleri, kamu otoriteleri ve sigortalılar arasında dengeli bir mali yapıya bağlı olduğu ifade edildi.

Birlik ayrıca, sağlık sigortası primlerinin yalnızca hizmet maliyetlerine değil; yaş grubu değişimi, hasar oranları ve aktüeryal hesaplamalar gibi çok sayıda değişkene göre belirlendiğini hatırlattı. Buna rağmen sağlık hizmeti maliyetlerindeki artışların primler üzerinde dolaylı baskı oluşturabileceği belirtildi.

Ortak ve şeffaf mekanizma çağrısı

Türkiye Sigorta Birliği, HUV katsayısına eklenen “refah payı” uygulamasının mevcut hesaplama yönteminden farklı bir yaklaşım olduğuna dikkat çekerek, bu tür uygulamaların devam etmesi halinde maliyet öngörülebilirliğinin zayıflayabileceğini ve uzun vadeli aktüeryal planlamayı zorlaştırabileceğini ifade etti.

Açıklamada son olarak, sağlık hizmeti ücretlerine ilişkin karar süreçlerinde tüm paydaşların dahil edildiği, şeffaf ve öngörülebilir bir yapının korunmasının hem sektör hem de sigortalılar açısından kritik önem taşıdığı vurgulandı.

tclira.com