Türkiye’de sıkı para politikasının bir sonucu olarak mevduat faizlerinin yüzde 40-42 seviyelerinde seyretmesi, reel sektörün en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu’nun değerlendirmeleri, yüksek faizin enflasyonla mücadeledeki rolü kadar üretim ve yatırım üzerindeki maliyetini de yeniden gündeme taşıdı.
Tecdelioğlu’na göre mevcut faiz ortamı, yatırım yapmak yerine tasarruf sahiplerini bankalarda kalmaya teşvik ediyor. Bankalarda yüksek getiri elde eden yatırımcıların ticaret ve sanayiye yönelme motivasyonu azalırken, üretim zincirindeki işletmeler de finansmana erişimde zorlanıyor.
Sermaye üretim yerine mevduata yöneliyor
Tecdelioğlu, 10 milyon liralık bir mevduatın yıllık yaklaşık 4 milyon lira, aylık ise yaklaşık 350 bin lira faiz getirisi sağladığını hatırlatarak, bu getirinin birçok ticari faaliyetin üzerinde olduğuna dikkat çekti. Bu durumun yatırım kararlarını doğrudan etkilediğini belirten Tecdelioğlu, sermayenin üretim yerine bankalarda değerlendirilmesinin piyasalardaki yavaşlamanın temel nedenlerinden biri olduğunu ifade etti.
Bu tablo, yalnızca büyük sanayicileri değil; üretim yapan KOBİ’lerden tedarikçilere, montaj sanayisinden yan sanayiye kadar geniş bir ekosistemi etkiliyor. Finansmanın üretim yerine faiz gelirine yönelmesi, ekonomik aktivitenin zincirleme biçimde yavaşlamasına neden oluyor.
Faiz indirimi beklentisi reel sektörün odağında
İhracatçıların uzun süredir dile getirdiği en önemli taleplerden biri, finansman maliyetlerinin düşürülmesi. Tecdelioğlu da faiz oranlarının gerilemesi halinde bankalardaki cazibenin azalacağını, bunun sonucunda sermayenin yeniden ticaret, yatırım ve üretime yöneleceğini savunuyor.
Ancak ekonomistler, faiz indiriminin zamanlamasının enflasyon görünümüyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor. Enflasyonda kalıcı düşüş sağlanmadan erken faiz indiriminin fiyat istikrarını riske atabileceği değerlendirilirken, reel sektör ise yüksek finansman maliyetlerinin büyüme üzerinde baskı oluşturduğunu vurguluyor.
Ekonomide denge arayışı sürüyor
Mevcut para politikası, enflasyonu kontrol altına almayı hedeflerken iç talebi sınırlayan ve tasarrufu teşvik eden bir yapı oluşturuyor. Ancak bu politikanın yan etkileri arasında krediye erişimin zorlaşması, yatırım iştahının azalması ve üretimde yavaşlama da yer alıyor.
tclira.com



