Ekonomist Emre Alkin, Ekonomi Gazetesi’ndeki “ABD’den swap ya da Hazine desteği gelir mi?” başlıklı yazısında son dönemde gündeme gelen ABD’nin Türkiye’ye seçim öncesinde swap hattı ya da Hazine destekli finansman sağlayabileceği yönündeki iddiaları değerlendirdi. Alkin, bu tür olası desteklerin kısa vadede piyasalarda rahatlama yaratabileceğini ancak kalıcı çözüm için yapısal reformların şart olduğunu vurguladı.
“Piyasa beklentileri ve jeopolitik yorumlardan beslenen bir senaryo”
Alkin, söz konusu iddiaların doğrudan Türkiye’ye yönelik açıklanmış resmi bir anlaşmaya dayanmadığını, daha çok ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in farklı ülkelerle yürütülen swap görüşmelerine ilişkin genel açıklamalarından türetildiğini belirtti. Bu açıklamalarda Türkiye’nin adının geçmediğine dikkat çekti.
Alkin, bu nedenle Türkiye’ye özel bir swap hattı ya da Hazine desteğinin şu aşamada doğrulanmış bir bilgi olmadığını, bunun piyasa beklentileri ve jeopolitik yorumlardan beslenen bir senaryo olduğunu ifade etti.
Alkin değerlendirmesinde, ABD Merkez Bankası (Fed) swap hatları ile ABD Hazine Bakanlığı’nın Exchange Stabilization Fund (ESF) üzerinden sağlanabilecek desteklerin farklı mekanizmalar olduğuna işaret etti. Fed swap hatlarının genellikle güçlü ve entegre merkez bankalarına açıldığını, ESF üzerinden sağlanabilecek desteklerin ise daha “siyasi” ve istisnai nitelik taşıdığını vurguladı.
Kur açısından kısa vadede olumlu etki
Olası bir destek mekanizmasının Türkiye için ancak belirli jeopolitik ve ekonomik koşulların oluşması halinde gündeme gelebileceğini belirten Alkin, ABD’nin böyle bir adımı kendi çıkarları, finansal istikrar hedefleri ve bölgesel politikaları çerçevesinde değerlendireceğini söyledi.
Böyle bir finansman adımının piyasalar açısından kısa vadede olumlu etki yaratabileceğini ifade eden Alkin, kur üzerindeki baskının azalabileceğini ve risk algısında iyileşme görülebileceğini dile getirdi. Ancak bunun kalıcı bir çözüm anlamına gelmeyeceğini vurguladı.
Alkin, “bu tür desteklerin geçici rahatlama sağlayabileceğini, ancak ekonomik sorunların çözümü için yapısal reformların, fiyat istikrarı politikalarının ve güven ortamının güçlendirilmesinin şart olduğunu” belirtti.
Seçim öncesinde gelebilecek olası bir dış finansman desteğinin iç politikada da tartışma yaratabileceğini ifade eden Alkin, şeffaf ve kurallı bir çerçeve olmadığında bu tür adımların güveni artırmak yerine yeni soru işaretleri doğurabileceğini kaydetti.
tclira.com



