Konutun Türkiye’de kültürel bir “birikim aracı” haline geldiğini ancak mevcut ekonomik koşullarda yatırım niteliğini kaybetmeye başladığını ifade eden Yeşilada, düşük faiz politikalarının ve küresel parasal genişlemenin etkisiyle gayrimenkule yönelimin arttığını söyledi.
Yeşilada, konut fiyatlarındaki artışın artık reel enflasyonun gerisinde kaldığını belirterek, “Konut artık yatırım aracı olarak geri dönmeyecek” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’de satışların büyük bölümünün ulaşılabilir fiyat segmentindeki konutlardan oluştuğunu ifade eden Yeşilada, bu segmentte de prim potansiyelinin sınırlı olduğunu dile getirdi.
“Nüfusun yaşlanmasıyla birlikte konuta olan talep uzun vadede düşebilir”
Devletin konut politikalarına da değinen Yeşilada, düşük gelir grupları için ucuz konut üretiminde kamunun rol alması gerektiğini belirterek, açıklanan sosyal konut projelerine destek verdiğini söyledi.
Türkiye’nin demografik yapısına dikkat çeken Yeşilada, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte konuta olan talebin uzun vadede düşebileceğini ve bunun fiyatlar üzerinde baskı oluşturacağını ifade etti.
Piyasalara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yeşilada, Borsa İstanbul’un mevcut seviyelerini pahalı bulduğunu belirterek, mevduat getirilerinin daha cazip olduğunu söyledi. Küresel piyasalarda da aşırı iyimserlik olduğunu savunan Yeşilada, özellikle ABD piyasalarında yapay zekâ kaynaklı bir balon riskine dikkat çekti.
Atilla Yeşilada hakkında tclira.com haberleri:
tclira.com


