Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar


Bakirci GYO

ata-yatirim


Advertisement

Kişi başına milli gelir 21 bin dolara çıkınca vatandaşın yüzü gülecek mi?

2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program önümüzdeki 3 yılda Türkiye ekonomisinin iyi bir performans göstereceğine dair tahminler içeriyor. Bu dönemde ekonominin yıllık büyüme oranının ortalama yüzde 4,5 civarında olması beklenirken, 2028 yılı sonunda tüketici enflasyonun yüzde 8’e ineceği ve gayrisafi yurtiçi hasılanın 101,4 trilyon liraya ulaşacağı tahmin ediliyor. OVP’de bu GSYİH büyüklüğünün 1,9 trilyon dolara karşılık geleceği, böylece kişi başına gelirin 21 bin dolara ulaşacağı da belirtiliyor. Peki, 2020 yılında 8.400 dolar düzeyinde olan kişi başına milli gelirin 8 yılda 2,5 katına çıkması ne kadar gerçekçi ve vatandaş için ne kadar iyi bir haber?

2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program önümüzdeki 3 yılda Türkiye

Türkiye’de son 20 yılın “dolar cinsi kişi başına GSYİH” grafiğine baktığımızda söz konusu göstergede –küresel kriz yılını bir yana bırakırsak– 2013 yılına kadar istikrarlı bir artış yaşandığı, ancak sonrasında 2020’ye kadar önemli bir gerileme olduğu görülüyor. 2014-2020 döneminde, dolar cinsi kişi başına GSYİH’yi hesaplamada kullanılan cari fiyatlarla Türk Lirası cinsinden (yani nominal) GSYİH ve yıllık ortalama dolar kurundaki değişimlere baktığımızda, işin aritmetiği gereği, dolar kurundaki artışın nominal GSYİH’deki artıştan daha yüksek olduğunu görüyoruz.

Kişi başına milli gelir 21 bin dolara çıkınca vatandaşın yüzü gülecek mi?

Buna karşılık, 2020 yılında yaklaşık 8.400 dolar olan kişi başına milli gelirin sadece 4 yıl içinde yüzde 78 artarak 2024 sonunda 15.325 dolar seviyesine ulaşması, söz konusu dönemde ülke ekonomisinde büyük çalkantılar yaşandığı, enflasyon ve döviz kurları patladığı için oldukça şaşırtıcı. Ancak yukarıdaki grafikte görüldüğü üzere bu zaman dilimindeki tüm yıllarda dolar kurundaki artış nominal GSYİH’deki artışın oldukça gerisinde kalmış. Ülke nüfusundaki artış da sınırlı olduğu için dolar cinsi milli gelir hızla yükselmiş.

Örneğin, 2023’ten 2024 yılına geçişte nominal milli gelirimiz yüzde 65 artarken ortalama dolar kurundaki artış yüzde 40’ta kalmış ve dolar cinsinden kişi başına gelirde yüzde 18’lik bir artış ortaya çıkmış. Burada da gördüğümüz üzere, yerel para birimi cinsinden fiyat artışlarının çok yüksek olduğu dönemlerde döviz kurlarındaki artış bir şekilde kontrol altına alınabilirse dolar cinsinden milli gelirde büyük artışlar yaşanabiliyor. Vatandaşların çoğu hayat pahalılığı ve diğer ekonomik zorluklardan şikayetçiyken, kişi başına milli gelir Dünya Bankası’nın belirlediği ‘yüksek gelirli ülke’ sınır değerinin üzerine dahi çıkabiliyor.

OVP’de yer alan büyüme ve enflasyon tahminleri bu iki temel göstergenin makul düzeylerde olacağı bir 3 yıllık dönemi öngörüyor. Döviz kurlarındaki artışların da yıllık enflasyon ile paralel ve onun biraz daha altında olması bekleniyor. Böylece şu an oldukça iddialı bir hedef gibi görünen 21 bin dolarlık kişi başına GSYİH değerine ulaşılabiliyor.

Eğer 21 bin dolarlık kişi başına GSYİH hedefine OVP’de yer alan büyüme ve enflasyon tahminleri tutturularak ulaşılabilirse bu ekonomi yönetimi için kayda değer bir başarı olarak değerlendirilebilir. Ama eğer enflasyon yüzde 30’larda kalmaya devam ederse ve döviz kurları sıkı kontrol altında tutulursa, dolar cinsinden milli gelirdeki artış –aynı geride bıraktığımız 4 yılda olduğu gibi– iktidarın propaganda malzemesi olarak kullanacağı, ancak ortalama vatandaşın yaşam standardını yükseltmeyecek bir gelişme olur. Yani kişi başına milli gelir hedefinin tutturulması kadar, ne şekilde tutturulduğu da önemli.