Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, ECB Yönetim Konseyi’nin üç temel politika faizini sabit tutma kararının ardından Frankfurt’ta düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Lagarde, küresel ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve jeopolitik gerilimlerin ekonomik büyüme üzerinde aşağı yönlü riskler yarattığını belirtti.
İhracatı ve yatırımları sekteye uğratabilir
Lagarde, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmaların önemli bir belirsizlik kaynağı olduğunu vurguladı. Bu ortamın ihracatı ve yatırımları sekteye uğratabileceğini, finansal piyasalarda güveni zedeleyerek finansman koşullarını da olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Ancak ticaret ve jeopolitik gerginliklerin hızlı çözülmesinin ekonomiye güveni artırabileceğini belirtti.
ECB Başkanı ayrıca, daha yüksek savunma ve altyapı harcamalarının büyümeye destek olabileceğini, iş dünyasındaki güvenin de özel sektör yatırımlarını teşvik edeceğini söyledi.
Euronun güç kazanması enflasyonu beklenen seviyeden aşağı çekebilir
Lagarde, güçlü bir euronun enflasyonu beklenenden daha fazla aşağı çekebileceğine dikkat çekerken, küresel tedarik zincirlerindeki bozulmaların ise ithalat maliyetlerini artırarak enflasyonu yükseltebileceğini kaydetti. Döviz kuru hedeflemediklerini vurgulayan Lagarde, kur gelişmelerinin enflasyon üzerindeki etkileri nedeniyle yakından takip edildiğini ifade etti.
Lagarde, AB ile ABD arasında devam eden gümrük tarifesi müzakerelerini de yakından izlediklerini belirterek, “Bu ticari belirsizlik ne kadar çabuk çözülürse o kadar az belirsizlikle uğraşırız” dedi.
Öte yandan ECB, piyasaların beklentisi doğrultusunda politika faizlerinde değişikliğe gitmedi. Mevduat faizi yüzde 2, refinansman faizi yüzde 2,15 ve marjinal borçlanma faizi yüzde 2,40 seviyesinde bırakıldı. Euro Bölgesi’nde haziran ayı itibarıyla yıllık enflasyon ECB’nin hedefi olan yüzde 2 seviyesinde ölçülmüştü.
Küresel ticarette gerilimlerin temel kaynaklarından biri olan ABD’nin eski Başkanı Donald Trump döneminde, AB ülkelerinden ithalata yönelik çelik, alüminyum ve otomotiv ürünlerine yüksek tarifeler uygulanmıştı. Trump, daha sonra tüm ürünlere sektörel tarifeler dışında yüzde 30 ek gümrük vergisi getirilmesi için adım atmıştı. Bu gelişmelerin ardından AB ile ABD arasında tarife müzakereleri devam ediyor


