tclira.com ÖZEL/ Kemal Arda Ayvalıoğlu
Eski Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve ekonomist Bartu Soral, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in DEM Parti ile ilişkilerin bozulamayacağı yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi. tclira’ya konuşan Soral, DEM Parti’nin TBMM’ye sunduğu raporda yer alan taleplerin Cumhuriyetin temel niteliklerini hedef aldığını ifade ederek, CHP’nin bu süreçteki tutumunun tehlikeli olduğunu ifade etti.
“Atatürk tarafından kurulan Cumhuriyet hedef alınıyor”
Türkiye’nin “üzerine gümbür gümbür gelen bir tren” olduğunu söyleyen Bartu Soral, bunun 1923’te Atatürk tarafından kurulan Cumhuriyetin parçalanmasının amaçlandığı bir süreç olacağının altını çizdi. sürecin aktörleri olarak AK Parti, MHP ve DEM Parti’yi işaret eden Soral, sürecin başında ise Abdullah Öcalan’ın bulunduğunu söyledi.
DEM Parti’nin taleplerinin açık olduğunu dile getiren Soral, bu taleplerin Türkiye’nin savaş kaybetmiş bir ülke gibi masaya oturtulduğu bir tablo yarattığını söyledi. Soral, “Birinci Dünya Savaşı sonrası Sevr’de dayatılan isteklerle bugün dile getirilen talepler arasında benzerlik var” dedi.
“CHP’nin tarihi bir sorumluluğu bulunuyor”
CHP’nin tarihsel sorumluluğuna dikkat çeken Soral, CHP’nin AK Parti gibi 25 yıllık bir siyasi parti değil, 102 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş bir parti olduğunu vurguladı. Bu nedenle CHP’nin atacağı adımların belirleyici olacağını belirten Soral, DEM Parti’nin Meclis’e sunduğu raporla Cumhuriyet rejimine karşı tutumunu açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.
Raporda yer alan talepler arasında ulus devlet anlayışının reddedildiğini, vatandaşlık tanımının değiştirilmesinin istendiğini ve ana dilde eğitim ile çift dillilik taleplerinin bulunduğunu ifade eden Soral, bu başlıkların Anayasa’nın 42. maddesine aykırı olduğunu kaydetti. Ademi merkeziyetçi yönetim talebinin de Anayasa’nın 122. maddesiyle çeliştiğini belirten Soral, ilk üç maddenin değiştirilmesi yönündeki çağrıların ise “Cumhuriyetin yıkılması anlamına geldiğini” söyledi.
“Bu ülke sahipsiz değildir”
DEM Parti raporunda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölgeden çekilmesi ve bölgede görev yapan güvenlik güçlerinin cezalandırılması yönünde talepler bulunduğunu hatırlatan Soral, bu yaklaşımın daha önce yaşanan bazı yargı süreçlerini anımsattığını ifade etti. Soral, “Biz bunu Balyoz davasında, PKK’lı Şemdin Sakık’ın gizli tanık yapılmasıyla Genelkurmay Başkanı’nın terör örgütü üyesi ilan edilip hücreye, hapse atılmasında gördük. Bugün dile getirilen bu talep de aslında benzer bir durumdur. Ben bunu 2013’te, Birinci Açılım Süreci’nde ‘Paralel Kürdistan Kumpası’ isimli kitabımda kaleme almıştım. O gün anlattıklarımızla bugün karşı karşıyayız. Terörle mücadele eden güvenlik bürokrasisinin yargılanması isteniyor. Bunun, Genelkurmay Başkanı’nın PKK’lı Şemdin Sakık’ın gizli tanıklığıyla hapse atılmasından farklı bir durum olduğu söylenemez” dedi.
CHP’nin mevcut tutumunu sürdürmesi halinde parti seçmeninin kendisini temsil edecek yeni siyasi mecralar arayabileceğini söyleyen Soral, bugün küçük görünen bazı siyasi yapıların bu süreçte güçlenebileceğini, onların bu süreçte hareket halinde olmamaları durumunda ise 1919’da olduğu gibi bu görevi üstlenen kişi ve grupların ortaya çıkacağını dile getirdi. Soral, “Bu ülke sahipsiz değildir” dedi.
Soral sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye ne yaparsanız yapın diyebileceğiniz sahipsiz bir ülke değildir. Türkiye’de Atatürkçü- Cumhuriyetçi- Türk milliyetçisi büyük bir damar vardır. Siz bunun ne zaman hareket haline geçeceğini bilemezsiniz. Yani MHP bu işin içinde diye Türk milliyetçileri, Atatürkçüler, Cumhuriyetçiler susacak ve bu tabloyu kabullenecek anlamına gelmez. Onun için eğer böyle bir durum olur da bir gün hep beraber Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti yıkmaya karar verirlerse, bu iş öyle Meclis’te el kaldırarak veya milletvekilleri transfer ederek olmaz. Cumhuriyeti yıkmaya çalışanların karşısında bir vatansever kan her zaman bulunur.”

