Nisan ayında açıklanan enflasyon verileri sonrası 2026’nın ilk dört ayındaki toplam enflasyon yüzde 14,6’ya ulaştı. Ortaya çıkan tablo, Merkez Bankası’nın yıl sonu için öngördüğü yüzde 16’lık enflasyon hedefini yeniden tartışmaya açtı.
Ekonomi yazarı Murat Muratoğlu, Nefes’teki köşe yazısında mevcut verilerin hedefle örtüşmediğini belirterek, kalan sekiz ayda son derece düşük aylık enflasyon oranlarının gerçekleşmesi gerektiğine dikkat çekti.
Muratoğlu, mayıs-aralık döneminde hedefin yakalanabilmesi için aylık enflasyonun ortalama binde 2 seviyesinde kalması gerektiğini ifade ederek, bunun mevcut ekonomik görünümde gerçekçi olmadığını ifade etti.
Enflasyonun toplum üzerindeki etkilerine de değinen Muratoğlu, maaş artışlarının resmi hedefler üzerinden şekillendiğini, ancak gerçekleşen verilerin vatandaşın alım gücünü olumsuz etkilediğini belirtti.
En gizli ve en adaletsiz vergi
Yazısında enflasyonu “en gizli ve en adaletsiz vergi” olarak nitelendiren Muratoğlu, fiyat artışlarının doğrudan vatandaşın cebinden kaynak çektiğini ifade etti.
Küresel gelişmelerin yüksek enflasyon için sürekli gerekçe gösterilmesini eleştiren Muratoğlu, savaş ve uluslararası krizlerin tek başına açıklayıcı olmadığını ifade etti. Rusya ve Ukrayna’daki enflasyon oranlarına dikkat çeken yazar, Türkiye’deki yüksek seviyelerin yapısal sorunlara işaret ettiğini kaydetti.
“Çift haneli enflasyonunun temel nedeni mali disiplin eksikliğidir”
Türkiye’de uzun süredir devam eden çift haneli enflasyonun temel nedeninin mali disiplin eksikliği olduğunu belirten Muratoğlu, kamu harcamaları, bütçe açığı ve kaynak kullanımındaki yapısal sorunlara dikkat çekti.
Kalıcı çözüm için ekonomik reformların yanı sıra kurumsal bağımsızlık, kamu disiplini, eğitim ve hukuk alanlarında da iyileştirme gerektiğini ifade eden Muratoğlu, mevcut koşullarda enflasyonla mücadelede hedeflerin kağıt üzerinde kaldığını kaydetti.
tclira.com

