Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkan Yardımcısı Furkan Metin, nüfus artış hızındaki yavaşlamanın ülkenin geleceği açısından ciddi riskler barındırdığını belirterek, “Doğurganlıktaki düşüş böyle sürerse yaklaşık 40 yıl içinde ortanca yaş 45’in üzerine çıkabilir. 45 yaşındaki Türkiye’nin enerjisi, 1990’lı yılların genç Türkiye’siyle aynı olmayacak” dedi.
Düşüş 2014’ten bu yana kesintisiz sürüyor
TÜİK’in araştırmasına göre toplam doğurganlık hızı 2014’te 2,19 seviyesindeyken, sonraki yıllarda düzenli bir azalma gösterdi. 2015’te 2,16, 2016’da 2,11, 2017’de 2,08, 2018’de ise 2 seviyesine gerileyen oran, 2019’dan itibaren 2’nin altında kaldı.
Doğurganlık hızı 2019’da 1,89, 2020’de 1,77, 2021’de 1,71, 2022’de 1,63, 2023’te 1,51 ve 2024’te 1,48 olarak kaydedildi. Uzmanlar, bu eğilim devam ettiği takdirde Türkiye’nin doğurganlık açısından AB ortalamasının da altına inebileceğini belirtiyor.
“Yüksek alarm” seviyesi
TÜİK Başkan Yardımcısı Metin, doğurganlık hızının 1,4 seviyelerine yaklaşmasını “yüksek alarm” olarak nitelerken, Türkiye’nin geçen yıl itibarıyla “çok yaşlı ülkeler” kategorisine dahil olduğunu söyledi. Metin, önümüzdeki 25 yılda yaşlı nüfus oranının yüzde 25’i aşabileceğini ifade etti.
Ortanca yaşın hızla yükseldiğini vurgulayan Metin, “Türkiye 1990’larda 20 yaşındaki genç gibiydi. Eğer bu düşüş 10 yıl daha devam ederse geri dönüşü olmayan bir sürece girilebilir” uyarısında bulundu.
Yaşlı nüfus oranındaki artışın sosyal güvenlik sistemi üzerindeki baskıyı artıracağına dikkat çeken Metin, mevcut yapının uzun vadede sürdürülemez hale gelebileceğini dile getirdi.
tclira.com
