Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar

Denizbank Reklam

Sürdürülebilir kalkınma hedefleri ile Unilever, şirketlere ve ülkelere örnek oluyor

Türkiye’nin en çok çalışılmak istenen şirketlerinden biri olarak Unilever, “daha iyi bir

Türkiye’nin en çok çalışılmak istenen şirketlerinden biri olarak Unilever, “daha iyi bir dünya için daha hızlı, daha odaklı, daha sistematik” mottosuyla sürdürülebilir kalkınmada öncülük yapmaya devam ediyor. Unilever Türkiye Ülke Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu, önceki gün bir araya geldiğimiz toplantıda şirketin sürdürülebilirlik hedeflerini aktararak bu vizyon doğrultusunda inovatif ve yapay zeka destekli adımlar atmayı sürdürdüklerini ifade etti. Unilever’in bu kararlı yaklaşımı, Türk halkının güvenini ve desteğini kazanmaya devam ediyor.

Sürdürülebilir kalkınma hedefleri ile Unilever, şirketlere ve ülkelere örnek oluyor
tclira.com Yazarı Özge Seskir Güvendik (ortada), Unilever Türkiye Dış İlişkiler&Kurumsal İletişim Direktörü Ebru Şenel Erim, Akademisyen-Yazar Fatoş Karahasan, Unilever Türkiye Ülke Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu ve Unite Edelman Kurucusu&CEO’su Işıl Arıdağ ile bir araya geldi.

Türkiye’de 1952 yılından bu yana üretim yapan Unilever, 100 yılı aşkın süredir de faaliyet gösteren şirket birçok ilke imza atıyor. Şirket, 20 markasıyla Türkiye’nin neredeyse her hanesine ulaşıyor ve beş farklı kategoride faaliyet gösteriyor: Güzellik & sağlık, kişisel bakım, gıda, dondurma ve ev bakım.

Tekirdağ Çorlu, İstanbul Tuzla ve Konya’daki fabrikalarıyla geniş bir üretim ekosistemi oluşturuyor. Türkiye’de tek seferde yapılmış en büyük hızlı tüketim ürünleri yatırımının sahibi olan Unilever, OMO, YUMOŞ, CİF, DOVE, KNORR gibi ürünlerinin yüzde 94’ünü bu tesislerde üretiyor. Ayrıca, 5 bin çalışanıyla ülke ekonomisine önemli katkılarda bulunuyor ve son yıllarda 700 milyon doları aşan ihracat rakamlarıyla dikkat çekiyor.

Dünyaya sadece bir bilanço gözüyle bakmadıklarını, değerler zincirini takip ederek hem ülkelere hem de diğer şirketlere örnek bir model oluşturduklarını vurgulayan Orhonoğlu, sürdürülebilirlik konusunda da önemli adımlar attıkları mesajını öne çıkarıyor. Şirketin 2010 yılında başlattığı Sürdürülebilir Yaşam Planı, çevresel ve sosyal etkileri azaltmayı hedefliyor. Bu plan, 2020’de Sürdürülebilir Yaşam Pusulası (Compass) stratejisiyle genişletildi ve 2039’da net sıfır emisyona ulaşma amacı benimsendi. Unilever, böylelikle Paris İklim Antlaşması’ndaki 2050 yılına yönelik net sıfır hedefini 10 yıl öne çekerek ne kadar proaktif bir anlayışa sahip olduğunu da göstermiş oluyor. 

Odağında 4 ana başlık var

Unilever, daha temiz, daha yaşanabilir bir gezegen için sürdürülebilir kalkınma hedefiyle planladıkları yeni yol haritasında dört ana başlığa odaklanıyor: İklim, doğa, plastik ve yaşam koşulları.

  • İklim: Unilever, karbon emisyonlarını azaltmak için elektrikli TIR’lar, güneş enerjisi santralleri ve elektrikli dağıtım kamyonetleri gibi projeler gerçekleştiriyor. Bu projeler, şirketin sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. 2015 yılına göre Unilever, kendi operasyonlarında yüzde 78 sera gazı azaltımı sağladı. Konya fabrikasında elektriğin üçte biri güneşten sağlanıyor.
  • Doğa: Konya’da yürütülen su koruma programı ve onarıcı tarım projeleri gibi çevresel inisiyatiflerle Unilever, doğal kaynakları koruma ve toprağı yenileme çabalarını sürdürüyor. Ayrıca, Türkiye’deki sebzelerin sürdürülebilir kaynaklardan temin edilmesiyle doğa dostu bir yaklaşımı benimsiyor.
  • Plastik: Unilever, geri dönüşüm projelerine büyük yatırımlar yapıyor. Plastik atıkların geri dönüşümünü artırmayı ve yerel tedarikçilerle iş birliği yaparak plastik atıkların azaltılmasını hedefliyor. Şirket, 2024 yılı itibarıyla plastik toplama miktarını 18 bin tona çıkarmayı planlıyor ve bu süreçte sivil toplum ve kamu kuruluşlarıyla iş birliği yapıyor. (Unilever, plastik atığın azaltılması için yeniden dolum noktaları açmaya başlıyor. Bu kapsamda İstanbul’da 2 (Ataşehir Migros, Beşiktaş), Ankara ve İzmir’de 1’er dolum merkezi kurularak makinelerden dolumda yüzde 30 civarı maliyet avantajı sağlanması hedefleniyor.)
  • Yaşam Koşulları: Unilever, cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılık konularında da örnek bir model sunuyor. Yönetim rollerinde sağlanan cinsiyet dengesi ve kadın liderlerin oranı, şirketin toplumsal sorumluluk anlayışını yansıtıyor. Ayrıca, medyada kadına yönelik şiddeti önleme çalışmaları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki iyileştirmelerle bu anlayışı pekiştiriyor.

Dondurma dolaplarında sıcaklık farkı

Ali Fuat Orhonoğlu, Algida ürünlerinin 215 bin noktada satıldığını, 260 bin dondurma dolabı olduğunu ve yoğun lojistik operasyonların elektrikli TIR ve kamyonetlerle yapmaya başladıklarını belirtiyor. Ayrıca, dondurma dolaplama derecesini -18’den -12’ye çektiklerini, dolapların tükettiği elektriğin de GES’ten karşılanmaya başlandığını ifade ediyor.

Dünyada sürdürülebilirlik kavramını ilk dile getiren şirketlerden biri olduklarını belirten Unilever Türkiye Dış İlişkiler & Kurumsal İletişim Direktörü Ebru Şenel Erim de Unilever’in sürdürülebilir kalkınmada liderliğini sürdürerek ekonomiye ve topluma büyük katkılarda bulunduğunun altını çizdi. Şirketin, küresel sorumluluğun bilinciyle insana, doğaya ve gezegene katkı sağlamak için çeşitli stratejiler geliştirdiğini ifade eden Erim, inovatif çalışmalarla karbon ayak izini azaltmayı ön planda tutarak çevresel ve sosyal konulara odaklandıklarını söylüyor. 

Unilever, vizyoner yaklaşımı ve sürdürülebilirlik konusundaki kararlı adımlarıyla sadece Türkiye’de değil, global çapta da çevresel ve sosyal sorumluluk anlamında bir örnek teşkil ediyor. Ali Fuat Orhonoğlu’nun liderliğinde, şirketin iklim, doğa, plastik ve yaşam koşulları alanlarında attığı adımlar, hem sektördeki diğer oyunculara hem de topluma büyük bir ilham kaynağı sunuyor. Plastik atıklarının azaltılmasından cinsiyet eşitliğine kadar geniş bir yelpazede yürütülen bu yenilikçi çalışmalar, Unilever’in sadece ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal ve çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine ne kadar bağlı olduğunu gözler önüne seriyor. Unilever’in Türkiye’deki başarısı, sürdürülebilirlik alanındaki liderliğini pekiştirirken, dünya genelinde daha yaşanabilir bir gelecek için örnek bir model sunmaya devam ediyor.