Prof. Dr. Veysel Ulusoy, Türkiye’nin ekonomik büyüme dinamiklerinde yaşanan aksaklıkların giderek yapısal bir hâl aldığını belirterek, orta gelir tuzağının temel nedenlerine dikkat çekti. Ulusoy, teknolojik gelişme harcamalarının birim maliyetleri düşürmemesi, girdi maliyetlerindeki artış, insan sermayesi yetersizliği ve kurumsal kalitedeki bozulmanın ekonomik yavaşlamayı beraberinde getirdiğini ifade etti.
Orta gelir tuzağının yanına artık “vasat siyaset tuzağı da eklendi
Ulusoy, Latin Amerika ülkelerinin yanı sıra Türkiye, Malezya ve Tayland’ın da bu tuzağa düşen ülkeler arasında yer aldığını kaydetti. Güney Kore, Tayvan, Singapur ve İrlanda’nın ise kurumsal kalite ve beşeri sermaye yatırımları sayesinde bu tuzağı aşabildiğini belirtti.
Ekonomi literatüründe uzun süredir tartışılan orta gelir tuzağının yanına artık vasat siyaset tuzağının eklendiğini söyleyen Ulusoy, dönüşüm kapasitesi olmasına rağmen siyasal vizyonsuzluk, liyakat erozyonu, yolsuzluk ve kutuplaşmanın ülkeleri düşük performansa sıkıştırdığını dile getirdi.
Ulusoy, orta gelir tuzağı ile vasat siyaset tuzağının kesişim noktasında “rant koalisyonu”nun belirleyici olduğunu ifade etti. Kamu kaynak ve ayrıcalıklarını paylaşmak üzere oluşan çıkar gruplarının siyasal yapının merkezinde yer aldığını belirten Ulusoy, bu yapının reformları engellediğini, kurumsal bağımsızlığı zayıflattığını ve ekonomiyi düşük kaliteli bir dengeye kilitlediğini söyledi.
“Rant koalisyonu kapalı, dışlayıcı ve şeffaflıktan uzak bir yapıda”
Rant koalisyonunun kapalı, dışlayıcı ve şeffaflıktan uzak bir yapı olduğunu belirten Ulusoy, kamu kaynaklarının düşük verimli alanlara yöneltilmesi, regülasyonların çıkar grupları lehine kullanılması ve yolsuzluğa elverişli ortam yaratılmasının bu düzenin temel unsurları olduğunu ifade etti. Ulusoy, bu yapının sermaye birikim modelini çarpıttığını ve krizleri güçlenme fırsatına çevirdiğini dile getirdi.
Ulusoy, hem iktidarın hem de muhalefetin rant ve patronaj ilişkilerine eklemlenmesinin, kötü yönetim biçimlerinin kalıcı hâle gelmesine yol açtığını belirtti. Ulusoy Yazısında, bu döngü kırılmadıkça siyasal kapasitenin güçlenemeyeceğini, ekonominin ve toplumun da orta seviyeye sıkışmış bir geleceği yaşamaya devam edeceğini ifade etti.

