Prof. Dr. Ceyhun Elgin, ABD’nin artan federal borcu, faiz yükleri ve doların rezerv para birimi olarak konumunu YouTube programında değerlendirdi. Elgin, ABD’nin egemenliğinin sürdürülemez borç dinamikleri nedeniyle son bulabileceğini, bu süreçte yeni küresel güçlerin öne çıkabileceğini vurguladı.
Elgin, özellikle Trump dönemiyle birlikte ABD finansal piyasalarında yaşanan dalgalanmalara dikkat çekti. ABD’nin federal borcunun yaklaşık 37,5 trilyon dolara ulaştığını belirten Elgin, bu borcun dünya gayrisafi yurtiçi hasılasının üçte biri büyüklüğünde olduğunu vurguladı. Son 20 yılda borcun GSYH’ye göre iki kat daha hızlı arttığını aktaran Elgin, asıl riskin faiz dinamiklerinde olduğunu söyledi.
ABD Merkez Bankası faiz politikaları borç maliyetlerini etkiliyor
ABD Merkez Bankası’nın faiz politikaları ve Trump’ın faiz indirimi taleplerinin borç üzerindeki maliyetleri etkilediğini belirten Elgin, 2025’te yalnızca faiz ödemelerinin 1 trilyon doları aşacağını ve bunun ABD’nin savunma bütçesinden fazla olduğunu kaydetti. Ayrıca, ABD Kongresi’ne bağlı olarak çalışan ve mali projeksiyonlar yapan Kongre Bütçe Ofisi’nin (CBO) öngörülerine göre, 2034’te borç/GSYH oranının %140’a ulaşmasının mali sürdürülebilirlik açısından kritik eşik olduğunu aktardı.
Programda Elgin, ABD’nin karşı karşıya olduğu borç dinamikleri ve küresel finansal sistemde alternatif ödeme mekanizmalarının yükselişi üzerinden, yeni dünya düzenine dair değerlendirmelerde bulundu.
Roma ve İngiltere imparatorluğu örneği
Elgin, tarihsel bağlamda Roma ve İngiltere imparatorluklarının çöküşüne işaret ederek, ABD’nin de küresel egemenliğinin sürdürülemez bir mali yapı nedeniyle sonlanabileceğini belirtti. CBO’nun projeksiyonlarına göre 2034’te ABD’nin borç/GSYH oranının %140’a ulaşacağı ve bunun mali sürdürülebilirlik açısından kritik bir eşik olduğu kaydedildi. Bu seviyenin aşılması durumunda ülkelerin genellikle borç kriziyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi.
