Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar


Beta Enerji Reklam

ata-yatirim

Advertisement

Otomotivde stres artıyor, satışlar ve kredili işlemler daralıyor

2025’te güçlü başlayan otomotiv pazarı, yüksek faizler ve taşıt kredilerindeki kısıtlamaların etkisiyle yavaşlama sinyalleri vermeye başladı. ALJ Finans Genel Müdür Vekili Hasan Mert, kredili araç satış oranının geçmişteki yüzde 50-60 seviyelerinden bugün yüzde 10’a kadar gerilediğini belirtirken, sektörün finansman tarafında ciddi bir daralma yaşandığını söyledi. Finansman şirketlerinin artık otomotiv dışı alanlara ve dijital kredi modellerine yöneldiğini anlatan Mert, yüksek maliyetler ve artan konkordato riskine karşı sektörün temkinli hareket ettiğini vurguladı.

2025’te güçlü başlayan otomotiv pazarı, yüksek faizler ve taşıt kredilerindeki

Otomotiv sektörü ilginç bir dönemden geçiyor. Satış rakamları bir önceki yıla göre artsa da, sektör temsilcileri bunun sağlıklı bir büyüme olmadığını söylüyor. Özellikle ikinci elde keyifler pek yerinde değil. Neden böyle bir dönem yaşanıyor, hangi sorunlar var, sektörün önde gelen bir ismine sorduk.

Bir grup ekonomi gazetecisi meslektaşımla birlikte ALJ Finans Genel Müdür Vekili Hasan Mert ile bir araya geldik.

Otomotivde stres artıyor, satışlar ve kredili işlemler daralıyor

Yüksek faiz ortamında otomotiv sektöründe neler yaşandığını, finansman tarafındaki kırılmaları, tüketici davranışındaki değişimi ve sektörün geleceğini konuştuk. Sohbet boyunca ortaya çıkan tablo, otomotiv pazarında görünürdeki canlılığın altında ciddi bir finansman stresinin büyüdüğünü gösteriyordu.

2025 yılı otomotiv sektörü açısından güçlü kapanmıştı. Geçen yıl yaklaşık 1,4 milyon adetlik sıfır araç satışı gerçekleşmişti. 2026’nın ilk dört ayındaki rakamlar da ilk bakışta geçen yılın aynı dönemine yakın ilerliyor. Ancak Hasan Mert’in özellikle altını çizdiği nokta, mart ortasından itibaren satışlarda aşağı yönlü bir eğilimin hissedilmeye başlanması oldu.

“Satışlar tamamen durmuş değil ama ivme kaybı olduğu açık” diyen Mert, özellikle yüksek faiz ortamının ve taşıt kredilerindeki sınırlamaların piyasayı ciddi biçimde baskıladığını anlattı.

Kredili satış oranı yüzde 60’tan yüzde 10’a düştü

Söyleşinin en çarpıcı bölümü hiç şüphesiz taşıt finansmanındaki daralmaya ilişkin verilerdi.

Hasan Mert’in verdiği rakamlara göre geçmişte otomotiv sektöründe kredili satış oranı yüzde 50-60 seviyelerindeydi. Hatta ALJ Finans, toplam satışların yaklaşık yüzde 30’unu finanse ediyor ve toplam taşıt kredilerinin yüzde 60-65’lik bölümünü tek başına sağlıyordu.

Bugün ise tablo tamamen değişmiş durumda.

Toyota özelindeki örneği paylaşan Mert, bugün satılan her 100 aracın yalnızca yaklaşık 10’unun krediyle satıldığını söyledi. Geri kalan satışların büyük kısmı peşin gerçekleşiyor.

Bu dramatik değişimin temel nedeni ise iki başlıkta toplanıyor. Yüksek faizler ve güncellenmeyen kredi limitleri ile vadeler

Mert’in dikkat çektiği önemli noktalardan biri de taşıt kredisi düzenlemelerinin yaklaşık dört yıldır güncellenmemiş olmasıydı. Araç fiyatları ciddi biçimde yükselmesine rağmen kredi limitlerinin aynı kalması, kredi kullanımını fiilen zorlaştırıyor.

Aslında bugün otomotiv sektöründeki en büyük sorunlardan biri tam da burada ortaya çıkıyor: Araç satışı devam ediyor ama finansman sistemi piyasayı taşıyamıyor.

Hedef küçülttü

Yüksek faiz ortamının etkisi yalnızca tüketicide değil, finansman şirketlerinin hedeflerinde de görülüyor.

Hasan Mert, yıl başında yaklaşık 20 milyar TL seviyesinde yeni kredi üretimi hedeflediklerini ancak mevcut faiz ortamı nedeniyle bu hedefin artık gerçekçi görünmediğini söyledi. Şirket bu nedenle beklentisini 15-16 milyar TL bandına çekmiş durumda.

Bu revizyon aslında sektörün genel havasını da özetliyor. Finansman maliyetlerinin bu kadar yükseldiği bir ortamda hem kredi talebi azalıyor hem de şirketlerin büyüme iştahı zayıflıyor.

Mert’in verdiği mesajlardan biri de şuydu: “Faizler mevcut seviyelerde kaldığı sürece eski büyüme temposuna dönmek kolay görünmüyor.”

Otomotiv dışı finansmana yöneliyorlar

ALJ Finans’ın son dönemdeki stratejisinde dikkat çeken en önemli başlıklardan biri ise otomotiv dışı finansman alanına yönelme çabası.

Şirket artık yalnızca araç finansmanına bağımlı kalmak istemiyor. Elektronik, beyaz eşya ve mobilya gibi alanlarda kredi çözümleri geliştirmeye çalışıyor.

Bunun temel nedeni ise geçmiş deneyimler.

Mert, 2018-2019 döneminde otomotiv pazarında yaşanan sert daralmayı hatırlatarak o dönemde sıfır araç satışlarının 700-800 binlerden 479 bin seviyelerine kadar gerilediğini anlattı. Bu süreç şirket için önemli bir ders olmuş.

“Tek ürün veya tek marka odağında kalmanın ciddi risk olduğunu gördük” diyen Mert, bu nedenle ikinci el, taşıt dışı finansman ve alternatif kredi alanlarına yöneldiklerini söyledi.

Ancak burada da önemli bir gerçeklik var. Taşıt dışı kredilerin toplam portföy içindeki payı hâlâ oldukça sınırlı. Çünkü otomotiv tarafında ortalama kredi tutarı 1-2 milyon TL seviyesindeyken, diğer alanlarda ortalama kredi büyüklüğü 50-100 bin TL bandında kalıyor.

Yani aynı hacmi yaratabilmek için çok daha geniş bir müşteri ağına ulaşmak gerekiyor.

Yeni hedef, tam dijital kredi modeli

Söyleşinin en dikkat çekici bölümlerinden biri de ALJ Finans’ın dijital dönüşüm planlarıydı.

Şirket yeni bir mobil uygulama yatırımı başlatmış durumda. Amaç yalnızca mevcut taşıt finansmanı süreçlerini iyileştirmek değil, doğrudan tüketiciye ulaşabilmek.

Bugün otomotiv finansmanı büyük ölçüde bayi ağı üzerinden ilerliyor. Ancak otomotiv dışı finansmanda işler farklı çalışıyor. Pazar yerleriyle entegrasyon kurmanız, müşteriye anlık kredi kararı verebilmeniz ve tamamen dijital bir deneyim sunmanız gerekiyor.

Bu nedenle şirket mobil kredi altyapısı, uzaktan müşteri edinimi, açık bankacılık, embedded finance, white-label kredi çözümleri gibi alanlara yatırım yapıyor.

Hasan Mert’in anlattığı tablo aslında finans sektöründe yeni dönemin de özeti niteliğinde. Finansman şirketleri artık sadece kredi veren kurumlar değil, teknoloji şirketine dönüşen yapılar olmak zorunda.

Takipteki kredilerde risk büyüyor

Sohbetin satır aralarında en dikkat çekici mesajlardan biri de reel sektördeki finansal stres oldu.

Mert, konkordatolar ve iflaslar nedeniyle takipteki krediler tarafını çok dikkatli yönettiklerini söyledi. Bu ifade, yüksek faiz ortamının şirketler üzerindeki baskısının giderek arttığını gösteriyor.

Bir başka dikkat çekici veri de şu. ALJ Finans yılın ilk dört ayında portföyünü yüzde 10 büyütmüş durumda. Ancak Mert’e göre artık büyümek bir tercih değil, zorunluluk.

Çünkü operasyonel maliyetler enflasyonun üzerinde artıyor ve şirketlerin ayakta kalabilmesi için ölçek büyütmesi gerekiyor.

Perakende zayıf, filo canlı

Otomotiv sektöründeki bir diğer önemli değişim ise bireysel müşteri tarafındaki yavaşlamaya karşılık filo tarafındaki canlılık.

Mert’e göre özellikle büyük filo şirketleri araç alımına devam ediyor. Toplu alım avantajları, kampanyalar ve kısa dönem kiralama şirketlerinin sezon öncesi yatırımları filo tarafını destekliyor.

ALJ Finans da son dönemde filo finansmanındaki payını artırmaya başlamış.

Bu tablo aslında ekonomideki genel ayrışmayı da yansıtıyor. Bireysel tüketici yüksek faiz nedeniyle frene basarken, kurumsal taraf görece daha dirençli ilerliyor.

Görünen tablo ne söylüyor?

Hasan Mert’in anlattıkları, otomotiv sektöründe bugün iki farklı gerçekliğin aynı anda yaşandığını gösteriyor.

Bir tarafta hâlâ yüksek görünen satış adetleri var. Diğer tarafta ise krediye erişimin zorlaştığı, kredili satışların sert biçimde düştüğü ve finansman sisteminin daraldığı bir yapı oluşuyor.

Şu an için sektör tamamen durmuş değil. Ancak faizler yüksek kalmaya devam eder, kredi limitleri güncellenmez ve tüketicinin finansmana erişimi zorlaşırsa otomotiv tarafındaki yavaşlamanın daha görünür hale gelmesi sürpriz olmayacak.