Azimut Portföy yöneticisi Murat Salar, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) fon sektörüne yönelik rehber ve düzenlemelerini olumlu karşıladıklarını belirterek, yatırımcıların parasını yöneten kuruluşların daha yüksek etik standartlara tabi olması gerektiğini söyledi. Salar, kuralları bilinçli şekilde ihlal edenlere yalnızca idari para cezası uygulanmasının yeterli olmayacağını ifade etti.
Bloomberg HT’de katıldığı programda değerlendirmelerde bulunan Salar, portföy yönetim sektörünün temelinde yatırımcı ile kurulan güven ilişkisinin bulunduğunu vurguladı. Yatırımcıların paralarının profesyonel yöneticilere emanet edildiğine dikkat çeken Salar, bu nedenle etik değerler ve hesap verebilirliğin sektör açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
Salar, “Bir emanet para ilişkisi yapıyoruz. Dolayısıyla burada etik değerler önemli. Emanet para yönetiyorsanız hesap vermeniz gerekir” ifadelerini kullandı.
Sektörde bazı işlemlerin teknik açıdan yapılabilir olmasının, bunların etik açıdan doğru olduğu anlamına gelmediğini belirten Salar, Azimut Portföy olarak sahip oldukları tecrübe ve büyüklük sayesinde benzer yöntemleri uygulayabileceklerini ancak bunu tercih etmediklerini söyledi.
“30 yıldır bu sektördeyiz. Bu mekanizmayı biz de biliriz. Sahip olduğumuz büyüklüklerle bunları yapmayı biz de biliriz ama yapmayız. Çünkü değerler farklı” diyen Salar, fon sektöründe güven ortamının korunması için etik ilkelerin belirleyici olması gerektiğini vurguladı.
“Yaptırımlar caydırıcı olmalı”
SPK’nin son dönemde fon sektörüne yönelik attığı düzenleyici adımları olumlu değerlendiren Salar, düzenlemelerin yanı sıra kuralları ihlal edenlere uygulanacak yaptırımların da büyük önem taşıdığını söyledi.
Sektörde hata yapanların mutlaka bedel ödemesi gerektiğini savunan Salar, yaptırımların caydırıcı olması gerektiğini belirterek, “Hata yapanların cezalandırılması lazım. Bunu bir sektör oyuncusu olarak talep ediyorum ve buna hakkım olduğunu düşünüyorum” dedi.
Salar, ihlallerin niteliğine göre farklı yaptırımlar uygulanması gerektiğini de ifade etti. Özellikle bilinçli ve kasıtlı şekilde yapılan işlemlerle diğer hataların birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Salar, kasıtlı ihlallerde daha ağır cezaların gündeme gelmesi gerektiğini söyledi.
“Bu cezanın öyle idari para cezasıyla falan geçmemesi gerekiyor. Ceza verilmemesi, herkes açısından yapılanın kabul gördüğü şeklinde algılanabilir. Hata yapan bedelini ödemeli, bile isteye ve taammüden hata yapan ise daha büyük bir bedel ödemeli” değerlendirmesinde bulundu.
tclira.com



