Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar

Denizbank Reklam

Merkez bankaları yılın son çeyreğine temkinli politikalarla giriyor

Dünya genelinde enflasyonla mücadele devam ederken, merkez bankaları yılın son çeyreğine temkinli adımlarla girmeye hazırlanıyor. ABD’nin gümrük tarifelerinin kısa ve uzun vadeli etkilerindeki belirsizlikler, büyük ekonomilerin para politikası kararlarını dikkatle değerlendirmesine neden oluyor.

Dünya genelinde enflasyonla mücadele devam ederken, merkez bankaları yılın son

ABD’de fiyat artışlarının kalıcı olabileceğine dair endişeler, özellikle Fed’in izleyeceği politika üzerinde belirsizlik yaratıyor. Bu durum, diğer büyük merkez bankalarının kararlarını da etkiliyor.

Yılın son çeyreğinde merkez bankaları yoğun bir takvime sahip olacak. Ekim ayında başta Fed olmak üzere, Avrupa Merkez Bankası (ECB), Japonya Merkez Bankası (BoJ), Yeni Zelanda Merkez Bankası (RBNZ) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) para politikası kararları yakından takip edilecek.

Fed’in kararı piyasaların odağında

ABD’de istihdam piyasasında beklenenden hızlı bir yavaşlama görülmesi, Fed’in kararlarını daha da kritik hale getiriyor. Eylül ayında Fed, politika faizini 25 baz puan indirerek yüzde 4-4,25 aralığına çekmiş ve yılın ilk faiz indirimini gerçekleştirmişti. Fed Başkanı Jerome Powell, iş gücü piyasasındaki zayıflamanın risk dengesini değiştirdiğini, daha nötr bir politika duruşunun uygun olduğunu belirtmişti.

Fed yetkililerinin açıklamaları ay boyunca yakından izlenirken, faiz indirimine dair karışık sinyaller verildi. Bazı yetkililer istihdam piyasasındaki soğumayı risk olarak değerlendirirken, bazıları tarifeler kaynaklı enflasyon risklerini öncelikli gördü. Ekim ayında açıklanacak istihdam ve enflasyon verileri, 29 Ekim’de alınacak Fed kararlarında belirleyici olacak.

Para piyasalarında, Fed’in ekimde 25 baz puan indirim yapacağı öngörülürken, yıl sonunda toplamda iki indirim yapılacağı fiyatlanıyor. Ancak analistler, istihdama ilişkin risklerin azalması durumunda sadece tek faiz indirimi yapılabileceğini ve Fed’in ekim veya aralık ayında pas geçebileceğini belirtiyor.

Diğer büyük merkez bankaları

Japonya’da BoJ’un politika faizini ekimde sabit tutması bekleniyor. Banka, yıl sonuna kadar 25 baz puanlık bir faiz artırımı yapabilir. Para piyasalarında BoJ’un ekim toplantısında faiz artırabileceği ihtimali yüzde 56, yıl içinde artıracağı ihtimali ise yüzde 76 seviyesinde fiyatlanıyor.

Güney Kore Merkez Bankası ise 23 Ekim’de açıklayacağı faiz kararında temkinli duruşunu sürdürebilir. Ağustos ayında tüketici enflasyonu yıllık bazda yüzde 1,7 ile beklentilerin altında gerçekleşmişti.

Yeni Zelanda’da RBNZ’nin 8 Ekim’de 25 baz puan indirim yapması bekleniyor. Avrupa’da ise ECB, 30 Ekim’de politika faizini değiştirmeyecek gibi görünüyor.

TCMB’nin kararı yurt içinde mercek altında

Türkiye’de ise TCMB, Eylül ayında politika faizini 250 baz puan indirerek yüzde 40,50’ye çekmişti. 23 Ekim’de açıklanacak karar ve politika metni, yurt içi piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak. Analistler, enflasyon verilerinin ekonomi çevrelerinin odağında olduğunu vurguluyor.