Lagarde, Polonya’nın başkenti Varşova’da düzenlenen ve Euro Bölgesi maliye bakanlarını bir araya getiren toplantının ardından, Euro Grubu Başkanı Paschal Donohoe ve Avrupa Komisyonu’nun Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis ile birlikte basının mensuplarının sorularını yanıtladı.
Lagarde, konuşmasında para politikasına dair teknik değerlendirmelerden kaçınmakla birlikte, tarifelerin ticareti doğrudan etkileyen unsurlar olduğunun altını çizdi. ABD’nin karşılıklı gümrük vergilerini geçici olarak askıya almasının önemli bir gelişme olduğunu belirten Lagarde, ECB’nin bu tür adımları dikkatle izlediğini ve gerektiğinde fiyat istikrarı ile mali dengeleri korumak adına tüm araçları kullanmaya hazır olduklarını ifade etti.
Tarife politikaları ECB’nin radarında
ECB’nin, uzun süredir ekonomik şoklara karşı daha güçlü bir mali yapının gerekliliğini vurguladığını hatırlatan Lagarde, finansal piyasalarda son zamanlarda yaşanan dalgalanmalara rağmen Euro Bölgesi’nin altyapılarının sağlıklı şekilde işlediğini, herhangi bir aksaklık yaşanmadığını söyledi. Döviz kuru politikalarına da değinen Lagarde, ECB’nin kur seviyelerine doğrudan müdahale etmediğini ancak döviz hareketlerinin enflasyon üzerindeki etkilerinin yakından takip edildiğini dile getirdi.
Euro Grubu Başkanı Donohoe da konuşmasında, Euro Bölgesi ekonomisinin sağlam bir zemine oturduğunu belirterek, ABD’nin tarifelere ara verme kararının taraflar arasında yeni bir müzakere ortamı yaratabileceğini söyledi. Bu sürecin, bölge ülkeleri arasında ortak bir duruş sergilenmesini de beraberinde getirdiğini ifade etti.
Tarifeler ABD’yi zorlayabilir
Avrupa Komisyonu’nun Ekonomiden Sorumlu Üyesi Dombrovskis ise tarifelerle ilgili yaşanan ani değişimlerin, Avrupa ekonomisine yönelik öngörüleri zorlaştırdığını kaydetti. ABD’nin bu süreçten en fazla zararı görebilecek ülke olduğunu savunan Dombrovskis, artan maliyetlerin tüketici harcamalarını ve reel gelirleri baskılayacağını, ithal girdilerdeki fiyat artışının yatırım ortamına da zarar vereceğini belirtti. AB’nin tarife savaşlarından yana olmadığını vurgulayan Dombrovskis, her iki tarafın çıkarlarını koruyacak yapıcı bir diyaloğa açık olduklarını sözlerine ekledi.
