Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar


sabancı reklam

reklam

 trendyolreklam

Küresel piyasalar yeni güne küresel gerilim etkisiyle başladı

ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerden sonuç alınamaması ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin artan gerilim, küresel piyasalarda haftanın sert düşüşle başlamasına yol açtı. Jeopolitik risklerin yeniden yükselmesiyle petrol fiyatları sıçrarken, yatırımcılar güvenli limanlardan çıkış ve riskten kaçış eğilimine yöneldi.

ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerden sonuç alınamaması ve Hürmüz

Küresel piyasalar, ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerden gelen olumsuz haber akışıyla haftaya negatif bir başlangıç yaptı. Orta Doğu’da gerilimin azalabileceğine dair beklentiler, görüşmelerden sonuç alınamamasıyla birlikte yerini yeniden tedirginliğe bıraktı.

Pakistan’da devam eden müzakere sürecinde tarafların Hürmüz Boğazı’nın kontrolüne ilişkin sert tutumları dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump, ABD donanmasının boğazdan geçiş yapan gemilere yönelik abluka sürecini başlatacağını açıkladı. Bu adım, ateşkes sonrası yeniden tırmanabilecek çatışma riskine ilişkin endişeleri artırdı.

Trump ayrıca, olası deniz ablukasına NATO ve bazı Körfez ülkelerinin de destek verebileceğini ifade ederken, İran’ın nükleer programından geri adım atmaya istekli olmadığı yönündeki değerlendirmelerini yineledi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da İran limanlarına giriş-çıkış yapan tüm gemilere yönelik deniz ablukasının başlatıldığını duyurdu.

İsrailli yetkililerin de müzakerelerin başarısız olması halinde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri adımları yeniden gündeme alabileceğine ilişkin açıklamaları, bölgedeki tansiyonu daha da yükseltti.

Analistler, Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizliğin sürmesinin ve diplomatik sürecin tıkanmasının piyasalarda “riskten kaçış” eğilimini güçlendirdiğini, fiyatlamalarda ise en kötü senaryoların öne çıkmaya başladığını belirtiyor.

Piyasalarda “savaş fiyatlaması” öne çıktı

Artan jeopolitik risklerle birlikte piyasalarda yeni bir gerilim fiyatlaması devreye girdi. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 7,4 artarak 98,7 dolara yükselirken, dolar endeksi yüzde 0,4 artışla 99 seviyesine çıktı.

Enerji arzına yönelik endişeler, enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü riskleri güçlendirirken; tahvil ve altın piyasalarında satış baskısı görüldü. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 4 baz puan artarak yüzde 4,36’ya yükselirken, altının ons fiyatı yüzde 0,6 düşüşle 4.723 dolara geriledi.

ABD vadeli endeks kontratları da haftaya düşüşle başlarken, yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaştığı gözlendi.

Petrol fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyonist baskıları artırabileceği değerlendirilirken, ABD’de açıklanan son enflasyon verileri de enerji maliyetlerinin etkisini ortaya koydu. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) mart ayında yıllık bazda yüzde 3,3 artarak beklentilerin altında kalmasına rağmen önceki aya göre hızlanma gösterdi. Aylık artış ise yüzde 0,9 olarak kaydedildi ve bu yükselişte enerji kalemleri belirleyici oldu.

Hürmüz Boğazı’na ilişkin abluka iddiaları, enflasyonist baskıların daha da güçlenebileceği beklentisini artırdı. Bu durum, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına yönelik faiz indirimi beklentilerinin zayıflamasına yol açtı.

Küresel merkez bankaları Washington’da buluşuyor

Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın 2026 Bahar Toplantıları bugün Washington’da başlıyor ve 18 Nisan’a kadar devam edecek. Toplantılarda Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey’nin de aralarında bulunduğu birçok merkez bankası başkanının konuşma yapması bekleniyor.

Görüşmelerde özellikle petrol fiyatlarındaki yükseliş, ticaret akışındaki olası aksamalar ve jeopolitik gerilimin ekonomik etkileri masaya yatırılacak.

Avrupa ve Asya borsalarında satış baskısı

Avrupa borsaları, Orta Doğu’daki gerilimin devam edeceği endişesiyle haftaya satıcılı başladı. Enerji arz güvenliğine yönelik riskler, endeks vadeli kontratlarda düşüşe yol açtı. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde’ın IMF toplantısındaki konuşması yatırımcılar tarafından yakından izlenecek.

Asya piyasalarında da benzer şekilde satış baskısı hakimdi. Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,8, Güney Kore Kospi endeksi yüzde 0,9, Çin Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 ve Hong Kong Hang Seng endeksi yüzde 1,2 geriledi. Bölgedeki ülkelerin enerji ithalatına bağımlılığı, makroekonomik görünüm üzerindeki riskleri artırıyor.

Yurt içi piyasalarda hangi veriler takip edilecek?

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi Cuma gününü yüzde 2,81 yükselişle 14.073,79 puandan tamamlamıştı. Vadeli işlemler piyasasında BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise akşam seansında yükselişini sürdürdü.

Yurt içinde gözler ödemeler dengesi verilerine çevrilirken, ekonomistler şubat ayında cari açığın 7,18 milyar dolar olacağını, yıl genelinde ise 45,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyor.

Dolar/TL kuru ise yeni haftaya 44,70 seviyesinin üzerinde başladı.

Analistler, bugün yurt içinde ödemeler dengesi verisinin, yurt dışında ise ABD’de açıklanacak mevcut konut satışlarının takip edileceğini belirtiyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.200 ve 14.300 seviyeleri direnç, 14.000 ve 13.900 seviyeleri ise destek olarak öne çıkıyor.

tclira.com