2026’nın ilk yarısında konkordato ve iflas verileri, reel sektörde finansmana erişim sorununun daha da derinleştiğine işaret etti. Yüksek faiz ortamı, krediye ulaşmadaki zorluklar ve iç talepteki yavaşlama nedeniyle şirketler nakit akışını yönetmekte zorlanırken, konkordato başvuruları geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 30’un üzerinde arttı.
Yılın ilk altı ayında 1.240 şirket konkordato talebinde bulunurken, bu şirketlerden 115’i süreci başarıyla tamamlayemeyerek iflas etti. Veriler, yalnızca geçici ödeme güçlüğü yaşayan şirket sayısının değil, faaliyetlerini sürdüremeyen işletmelerin de arttığını ortaya koydu.
Sanayi şehirleri öne çıktı
Konkordato başvurularının büyük bölümü Türkiye’nin üretim ve ticaret merkezlerinden geldi. İstanbul, Ankara ve Bursa gibi sanayi yoğunluğu yüksek iller, başvurularda ilk sıralarda yer aldı. İlk beş ayda 802 şirket geçici mühlet alırken, yalnızca haziran ayında 438 yeni konkordato ilanı yayımlandı.
Bu tablo, finansman sıkıntısının özellikle üretim yapan ve yüksek işletme sermayesi ihtiyacı bulunan sektörlerde daha belirgin hissedildiğini gösteriyor.
İflaslar da yükselişte
Konkordato başvurularındaki artışın yanı sıra şirket kapanışları da hız kazandı. İlk beş ayda 115 şirket hakkında iflas kararı verilirken, haziran ayında mahkeme kararıyla tasfiye edilen şirket sayısı 2.131’den 3.382’ye yükseldi. Böylece konkordato sürecine giren şirketlerin önemli bir bölümünün faaliyetlerini sürdüremediği görüldü.
Uzmanlar, konkordatonun şirketlere yeniden yapılandırma fırsatı sunmasına rağmen, finansman koşullarındaki sıkılık ve talepteki zayıflığın sürecin başarıyla tamamlanmasını zorlaştırdığına dikkat çekiyor.
Geçen yıla göre belirgin artış
2025’in ilk yarısında yaklaşık 900-950 şirket konkordato başvurusu yaparken, 2026’nın aynı döneminde bu sayı 1.240’a yükseldi. Yaklaşık yüzde 30-35 seviyesindeki artış, reel sektör üzerindeki finansal baskının geçen yıla kıyasla daha da arttığını gösteriyor.
Ekonomistler, yüksek finansman maliyetleri, tahsilat sürelerinin uzaması ve işletme sermayesi ihtiyacının artmasının özellikle KOBİ’ler üzerinde baskı oluşturduğunu belirtiyor. Kredi kanallarının yeniden canlanmaması halinde yılın ikinci yarısında da konkordato ve iflas başvurularındaki yükselişin devam edebileceği değerlendiriliyor.


