Finansal Piyasalar Uzmanı İris Cibre, sosyal medyada sıkça tartışılan “karşılıksız para basma” kavramının yanlış anlaşıldığını belirterek, “Gerçekten merak edenler için açıklayayım; paranın karşılığı artık altın değildir” dedi.
Cibre, altın standardının geçmişte kaldığını ve günümüzde itibari (fiat) para sisteminin geçerli olduğunu hatırlattı: “Artık bir para biriminin değeri herhangi bir emtiaya dayanmaz. Yani, para basmak için altın rezervine sahip olma zorunluluğu yoktur.”
Para nasıl basılıyor?
Cibre, para arzının nasıl oluştuğunu dört başlıkta anlattı:
“Birincisi, bankalar kredi verdikçe mevduat artar, bu da para arzını büyütür. Ancak bu sonsuza kadar süremez; oranlar ve kısıtlarla sınırlandırılır. İkincisi, merkez bankaları tahvil alımıyla bankalar arası likiditeyi artırır. Eğer kredi talebi varsa, bu da enflasyona yol açar. Üçüncüsü, parasallaşma dediğimiz süreçle, örneğin TCMB’nin KKM için kur farkı ödemesi ya da ters repo işlemleri para arzını artırabilir. Dördüncüsü ise, Hazine’nin tahvil ihraçları yoluyla bankalardan kredi kullanması yine para arzını genişletir.”
Cibre’ye göre, para arzının artması tek başına enflasyonist değildir: “Para arzı, enflasyonun altında artıyorsa bu enflasyonist sayılmaz. Enflasyonist olabilmesi için, arzın reel olarak artması gerekir.”
“Para arzı artmazsa ekonomi büyümez”
Cibre, para arzının ekonomik büyüme için zorunlu olduğunu vurgulayarak, “Ekonomilerin büyümesi için para arzı artmak zorundadır, aksi halde ekonomi büyümez. Para arzını kontrol etmek merkez bankalarının görevidir. Bu kurumlar, çeşitli önlemlerle arzı kısıp açarak büyüme ya da daralma ihtiyacını desteklerler” dedi.
Cibre, açıklamasını şu ifadelerle noktaladı: “Yukarıda saydıklarımda, paraya karşılık hiçbir enstrüman yoktur. Para bildiğiniz yoktan var edilir.”
