Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar

reklam

Hani rasyonelleşecektik? Yeniden heterodoks mu olduk? Prof. Dr. Yakup Küçükkale’den çarpıcı eleştiri

Türkiye’nin ekonomi yönetiminde son dönemde izlenen adımları değerlendiren Prof. Dr. Yakup Küçükkale, kamu maliyesindeki gelişmelerin “rasyonelleşme” söylemiyle örtüşmediğini belirtti.

Türkiye’nin ekonomi yönetiminde son dönemde izlenen adımları değerlendiren Prof. Dr.

Prof. Dr. Yakup Küçükkale, Türkiye’nin ekonomi politikalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in göreve başlarken dile getirdiği “rasyonelleşme” söylemini hatırlatan Küçükkale, mevcut politikaların bu hedefle örtüşmediğini belirterek, “Hani rasyonelleşecektik? Yeniden heterodoks mu olduk?” ifadelerini kullandı.

“Bugün gelinen nokta pek de rasyonel görünmüyor”

Küçükkale, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in göreve başlarken “rasyonelleşme” vurgusu yaptığını hatırlatarak, “Bugün gelinen nokta bana pek de rasyonel görünmüyor” dedi.

“Hani rasyonelleşecektik? Yeniden heterodoks mu olduk?”

Prof. Küçükkale Kamunun harcamaları kısmadığını, borçlanmayı özellikle TL cinsinden artırdığını, genişlemenin etkisini ise vergi artışlarıyla gidermeye çalıştığını ifade etti. Bu yaklaşımın “Modern Para Teorisi”ne (MMT) dayalı heterodoks bir uygulama olduğuna işaret eden Küçükkale, şunları kaydetti:

“Deniliyor ki; kamunun harcama yapmak için kaynağa ihtiyacı yok. Aynı işi borçlanarak da yapabilir. Yeter ki kendi para birimiyle (TL) borçlansın. Oluşan enflasyonist eğilimler ise vergi artışlarıyla bertaraf edilebilir. İşte bugün uygulanan ekonomi politikaları tam da bu çerçevede şekilleniyor. Hani rasyonelleşecektik? Yeniden heterodoks mu olduk sayın Şimşek?”

Küçükkale, iç borç stokunun 2025 itibarıyla 5,47 trilyon TL’ye ulaştığını ve bir önceki yıla göre yüzde 59 arttığını, dış borç stokunun ise 4,44 trilyon TL seviyesinde yüzde 16,8’lik daha ılımlı bir artış gösterdiğini aktardı. Bu verilerin, iç borçlanmanın TL cinsinden daha baskın bir eğilime sahip olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.