Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerinde yapılan kapsamlı değişiklik, milyonlarca vatandaşın ödeme yükünü doğrudan etkileyecek. Cumhurbaşkanı kararıyla prim oranının yüzde 3’ten yüzde 6’ya çıkarılmasıyla birlikte hem aylık prim tutarları hem de geçmiş borçlar önemli ölçüde artarken, yıl sonu ve asgari ücret düzenlemeleriyle yükün daha da büyümesi bekleniyor
Prim iki katına çıktı
Oranın artırılmasıyla, sağlık hizmetlerinden yararlanmak için ödenmesi gereken aylık prim de yeniden belirlendi. SGK hesaplamalarına göre, geliri brüt asgari ücretin üçte birinin üzerinde olanların 2025 yılı için ödediği 780,17 TL’lik prim, yüzde 6’lık oranla 1560 TL seviyesine çıkacak.
Asgari ücret artışı primleri de etkileyecek
Prim tutarları brüt asgari ücrete bağlı olduğu için, ocak ayında açıklanacak yeni asgari ücretle birlikte GSS primleri de yeniden güncellenecek. Uzmanlar, asgari ücrete yapılacak zammın prim yükünü daha da artırabileceğine dikkat çekiyor.
Geçmiş borçlarda ciddi artış
Yeni oran sadece güncel primleri değil, geçmiş dönem borçlarını da etkileyecek. Düzenlemeyle birlikte geçmiş GSS prim borçlarının da mevcut tutarlara göre yaklaşık iki katına çıkması bekleniyor. Bu durum, uzun süredir borcu bulunan vatandaşların yükünü önemli ölçüde artıracak.
Kimler kapsamda?
GSS; Türkiye’de ikamet eden, geliri belirli seviyenin üzerinde olan kişiler, isteğe bağlı sigortalılar, öğrenciler ve çocuk statüsündeki bazı gruplar başta olmak üzere geniş bir kesimi kapsıyor. Ayrıca çeşitli kanunlara göre aylık alanlar, koruma altındaki çocuklar, sağlık güvencesi olmayan yabancı uyruklular ile işsizlik veya kısa çalışma ödeneği alan vatandaşlar da sistem içinde yer alıyor.
Muafiyetlerde değişiklik yok
Harp malulleri, terörle mücadelede görev sırasında malul olanlar, şeref aylığı alanlar ve benzeri özel statüdeki gruplar için mevcut muafiyetlerde herhangi bir değişiklik yapılmadı.
Oran yüzde 12’ye kadar çıkarılabilecek
Düzenleme kapsamında Cumhurbaşkanı’na, GSS prim oranını yüzde 6’dan yüzde 12’ye kadar artırma yetkisi verildi. Bu yetkinin ilerleyen dönemde kullanılması halinde prim tutarlarında daha yüksek artışların gündeme gelebileceği belirtiliyor.
