Ekonomist Arda Tunca, iklim krizine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Tunca, kamuoyunda yaygın olan “sorun sadece karbon salımı” algısının yetersiz kaldığını belirtti. Tunca’ya göre, dijital dünyanın çevreye etkisi sanıldığı gibi temiz değil, aksine büyük bir kaynak tüketimini tetikliyor.
Yaklaşık 200 ton su kirleniyor
Tunca, akıllı telefon üretiminde ortalama 70 farklı metal kullanıldığını, nadir toprak elementleri çıkarılırken ciddi çevre kirliliği oluştuğunu ve bir ton üretim için yaklaşık 200 ton suyun kirlendiğini aktardı. 2022’de veri merkezlerinin elektrik tüketiminin 460 terawatt-saat düzeyine ulaştığını hatırlatan Tunca, bunun Birleşik Krallık’ın toplam elektrik tüketimine yakın olduğunu belirtti. Ayrıca, ABD’deki veri merkezlerinin su tüketiminin 2023’te 283,9 milyar litreye çıktığını söyledi.
Yazısında florlu gazların etkisine de dikkat çeken Tunca, bu gazların karbon dioksite göre çok daha güçlü sera etkisine sahip olduğunu ifade etti. Azot triflorürün (NF₃) CO₂’den 17 bin kat, kükürt hekzaflorürün (SF₆) ise 23 bin 500 kat daha güçlü olduğuna işaret etti.
Arka tarafta simsiyah bir duman
Tunca, dijital ürünlerin üretiminde enerji ve kaynak tüketiminin giderek arttığını, 2022’de dünya genelinde 5,3 milyar telefonun çöpe gittiğini ve büyük bölümünün geri dönüştürülmediğini kaydetti. “Dijital dünyanın temiz olduğu düşüncesi, görünen siyah bir dumanın olmamasından kaynaklanıyor olabilir. Ancak arka tarafta simsiyah bir duman çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Tunca, iklim krizine yönelik politikaların yalnızca karbon değil, tüm sera gazlarını ve kaynak tüketimini hesaba katması gerektiğini vurgulayarak, “Teknolojiyi doğru kullanmak zorundayız. Dijital hayatın çevresel bedelini görmemiz şart” dedi.
