Buna göre:
-
Merkez bankası rezervlerinde doların payı yaklaşık %57 seviyesinde. Bu oran geçmiş yıllara göre sınırlı gerilemeye işaret etse de açık ara lider konumunu koruyor.
-
Uluslararası banka varlıklarında dolar payı %45 civarında seyrediyor.
-
Uluslararası borçlanma senetlerinde doların payı yaklaşık %46 düzeyinde.
-
Tezgâh üstü döviz türevlerinde (OTC) doların payı %87 ile en yüksek segmenti oluşturuyor.
-
SWIFT işlemlerinde doların payı yaklaşık %48.
Grafikte kullanılan verilerin farklı uluslararası kurumlardan derlendiği belirtilirken kaynaklar arasında BIS, IMF ve SWIFT yer alıyor.
Veriler doların küresel sistemdeki rolünün tek bir kanala bağlı olmadığını gösteriyor. Rezervlerdeki payı zaman içinde görece azalsa da özellikle türev piyasalarındaki çok yüksek oran, doların finansal sözleşmelerin temel fiyatlama birimi olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Uluslararası ödemelerde yaklaşık yarı paya sahip olması ise ticaret ve finans akışlarında hâlâ ana referans para birimi olduğunu teyit ediyor.
Tablo, “doların küresel egemenliği zayıflıyor” tartışmalarına rağmen alternatif para birimlerinin henüz sistemik ölçekte yerini dolduramadığını; aksine doların finansal mimarinin farklı katmanlarında eş zamanlı hâkimiyetini sürdürdüğünü ortaya koydu.

tclira.com
