Türkiye’nin hazır giyim ihracatında önemli bir kalem olan bebek giyim sektörü, başlıca ihracat pazarlarındaki demografik değişimlerden olumsuz etkileniyor. Ekonomim’den Yener Karadeniz’in haberine göre, Avrupa Birliği ve ABD’de doğurganlık oranlarının nüfusun kendini yenileme eşiğinin altında seyretmesi, bebek ürünlerine olan talebi zayıflatırken, bu durum Türkiye’nin ihracat rakamlarına da doğrudan yansıyor. Son yıllarda hem ihracatta belirgin bir düşüş yaşanırken hem de ithalat tarafında artış dikkat çekiyor.
Türkiye’nin bebek giyim ihracatında yüzde 45’lik kayıp
Avrupa Birliği’nde doğurganlık oranlarının 1,5 seviyelerinden 1,3–1,4 bandına gerilemesi, ABD’de ise 1,7’den 1,6’nın altına düşmesi, bebek giyim talebinde yapısal bir daralmaya neden oldu. Bu gelişmelerin etkisiyle Türkiye’nin bebek giyim ihracatı 2021’de 396,9 milyon dolarken, 2025’te 216,7 milyon dolara gerileyerek yaklaşık yüzde 45’lik bir kayıp yaşadı. Aynı dönemde ithalat ise artış eğilimini sürdürdü; 2024’te yüzde 47 artarak 43 milyon dolara yükselen ithalat, 2025’te 46 milyon dolara çıktı.
İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından hazırlanan “Türkiye Bebek Giyim İhracat Raporu”, sektördeki daralmanın yalnızca uzun vadeli bir trend olmadığını, son yıllarda daha da derinleştiğini ortaya koydu. 2025 yılında bebek giyim ihracatı yüzde 13,2 oranında gerilerken, genel hazır giyim ve konfeksiyon ihracatındaki düşüş yüzde 5,6 ile sınırlı kaldı. Bu durum, bebek giyim segmentinin sektörün geneline kıyasla daha kırılgan bir yapıya sahip olduğunu gösterdi. Sektörün toplam hazır giyim ihracatı içindeki payı da yüzde 1,9’dan yüzde 1,2’ye düştü.
Pamuklu ürünlerde son beş yılda yüzde 40’ı aşan düşüş
Ürün grupları incelendiğinde ise pamuklu ürünlerin ağırlığını koruduğu ancak tüm kategorilerde gerileme yaşandığı görüldü. 2025 yılında 136,7 milyon dolarla pamuklu örme ürünler ilk sırada yer alırken, pamuklu dokuma ürünler 39,3 milyon dolar, sentetik ürünler ise 16,3 milyon dolar seviyesinde kaldı. Özellikle pamuklu ürünlerde son beş yılda yüzde 40’ı aşan düşüş dikkat çekti.
Pazar bazında Avrupa’daki kayıplar öne çıkarken, Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan İspanya’da yüzde 32,2, Almanya’da yüzde 34,7 ve Birleşik Krallık’ta yüzde 27,5 oranında gerileme kaydedildi. Irak ve Lübnan gibi alternatif pazarlarda artış görülse de bu yükseliş, toplam kaybı dengelemeye yetmedi.
Türkiye; Çin, Bangladeş ve Hindistan gibi ülkelerin gerisinde
Küresel rekabette de tablo Türkiye açısından zayıflamaya işaret ediyor. Bebek giyim ihracatında dünya sıralamasında 10. sırada bulunan Türkiye, Çin, Bangladeş ve Hindistan gibi ülkelerin gerisinde yer alıyor. Amerika Birleşik Devletleri pazarında Türkiye’nin payı yüzde 0,3 seviyesinde kalırken, son 5 yılda bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 65,7 oranında artış gösterdi. Ancak ABD’nin uyguladığı ürün bazlı vergi oranlarının yüzde 11,8 ile yüzde 28,2 arasında değişmesi, Türkiye’nin rekabet gücünü sınırlayan unsurlar arasında yer alıyor. Öte yandan, sıfır vergi uygulayan Mısır’a yönelik Türk yatırımlarının artması, bölgeye ihracatın önümüzdeki dönemde yükselmesine katkı sağlayabilir.
Sektörde öne çıkan bir diğer dönüşüm ise ikinci el giyim pazarında yaşanıyor. Veri analiz şirketlerinin projeksiyonlarına göre bebek giyiminde ikinci el pazarının önümüzdeki yıllarda üç kat büyümesi beklenirken, küresel ikinci el giyim pazarının 500 milyar doların üzerine çıkacağı öngörülüyor. Kısa kullanım ömrüne sahip bebek kıyafetlerinin bu pazara uygunluğu, ikinci el segmentini hızla büyüten faktörler arasında gösteriliyor.
