Posta Gazetesi’nden Murat Gülderen’in haberine göre, sosyal medya platformlarında artan içerik çeşitliliği ve algoritmaların kullanıcıları sürekli yeni uyaranlara maruz bırakması, dikkat dağınıklığını yaygın bir sorun haline getirdi. Psikolog Dr. Feyza Çelen, ortalama dikkat süresinin 8 saniyeye kadar düştüğünü belirterek, bunun sadece bir odaklanma sorunu değil, aynı zamanda öğrenme, düşünme ve duygusal dengeyi etkileyen bir dijital sorun olduğunu ifade etti.
Her yeni içerik dopamin salgılanmasını tetikliyor
Dikkatsizlik sorununun dünya genelinde her yaştan bireyi etkilediğine dikkat çeken Çelen, sosyal medya algoritmalarının kullanıcıları sürekli yeni ve dikkat çekici içeriklerle karşı karşıya bıraktığını, bu durumun ise beynin kısa süreli uyarıcılara duyarlılığını artırdığını söyledi. Çelen, “Her yeni içerik dopamin salgılanmasını tetikliyor ve kişiyi daha fazlasını aramaya yöneltiyor. Bu da uzun süreli odaklanma becerimizin zayıflamasına yol açıyor” dedi.
Kullanıcıların artık bir videonun ilk birkaç saniyesinde ilgisini çekmeyen içerikten hızla uzaklaştığını belirten Çelen, bu alışkanlığın yalnızca içerik tüketimini değil, öğrenme, analiz ve problem çözme gibi bilişsel süreçleri de olumsuz etkilediğini kaydetti. Çelen, “Sürekli yeni uyarıcılara maruz kalmak, beynin sabrını azaltıyor ve bir konuya derinlemesine odaklanmayı zorlaştırıyor” diye konuştu.
Parçalı bilgiye sürekli maruz kalmak tükenmişlik hissini artırıyor
Özellikle gençlerin bu süreçten daha fazla etkilendiğini söyleyen Çelen, hızlı bilgiye ulaşma alışkanlığının, bilginin işlenmesi ve yorumlanmasında zorluklara neden olduğunu ifade etti. Parçalı bilgiye sürekli maruz kalmanın, kaygı ve tükenmişlik hissini artırabileceğini belirtti.
Çelen, sosyal medya içerik üreticilerinin de bu dikkat eğilimine göre hareket ettiğini belirterek, artık ilk birkaç saniyede izleyiciyi yakalayan hızlı, dinamik ve kısa videoların öne çıktığını vurguladı. Videoların başında dikkat çekici anların kullanılması, hızlı kurgu geçişleri ve doğrudan mesaj aktarımının yeni dönem içerik stratejilerinin temelini oluşturduğunu dile getirdi.
Dikkat dağınıklığına karşı bireysel önlemlerin de mümkün olduğunu belirten Çelen, bildirimlerin kapatılması, tek işe odaklanma, belirli zaman bloklarında çalışma, sosyal medya kullanımını sınırlandırma, meditasyon ve uzun metin okuma alışkanlıklarının dikkat süresini artırabileceğini söyledi.

