Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Türk lirası tasarrufları artırmak amacıyla teşvik ettiği değişken faizli TL mevduat ürünleri bireysel mudilerden beklenen ilgiyi görmedi. Dünya’dan Recep Erçin’in haberine göre; bankacılık sektörü temsilcileri, ticari müşterilerden sınırlı talep gelse de vatandaşın ağırlıklı olarak sabit faizli mevduatı tercih ettiğini ifade ediyor.
Değişken faizli mevduatın toplam tutarı 2025 yılı ekim ayı itibarıyla 90 milyar TL seviyesinde
TCMB, değişken faizli TL mevduat ürünlerinin kullanımını artırmak amacıyla geçen yıl haziran ayında düzenlemeye gitmiş ve daha önce asgari 3 ay vadeyle açılabilen hesapların 1 aydan uzun vadelerde de açılabilmesine imkan tanımıştı. Ayrıca TÜFE, ÜFE ve Türk lirası Gecelik Referans Faiz Oranı (TLREF) endekslerine bağlı ürünlerde zorunlu karşılık oranı yüzde 17’den yüzde 10’a düşürüldü.
Merkez Bankası’nın Finansal İstikrar Raporu’na göre değişken faizli mevduatın toplam tutarı Ekim 2025 itibarıyla 90 milyar TL seviyesinde bulunuyor. Bu ürünlerin toplam TL mevduatı içindeki payı ise binde 6 düzeyinde kaldı. Söz konusu tutarın büyük bölümünü ticari kuruluşların mevduatları oluşturdu.
Değişken faizli mevduatın TL mevduat içindeki payı geçmişte daha yüksek seviyelere ulaşmıştı. 2019 yılında enflasyona endeksli mevduat ürünlerinin etkisiyle bu tür hesapların büyüklüğü 56 milyar TL’ye ulaşırken, toplam TL mevduat içindeki payı yaklaşık yüzde 5’e çıkmıştı. Ancak enflasyon ve kurdaki belirsizlikler nedeniyle zaman içinde hem bankalar hem de tasarruf sahipleri açısından bu ürünlerin önemi azaldı.
Tasarruf sahipleri kısa vadede sabit getiriyi daha avantajlı görüyor
TCMB’ye göre değişken faizli mevduatlar, enflasyon veya piyasa faizlerindeki değişime bağlı getiri sunarak yatırımcılara alternatif oluşturuyor. Örneğin TLREF’e endeksli hesaplar piyasa faizlerine paralel getiri sağlarken, TÜFE’ye endeksli ürünler enflasyondaki değişime bağlı kazanç imkanı sunabiliyor.
Bankacılık sektörü temsilcileri ise mevcut koşullarda bireysel yatırımcıların daha çok kısa vadeli ve sabit faizli mevduatı tercih ettiğini belirtiyor. Sektör kaynaklarına göre mevduat faizlerinin enflasyonun üzerinde seyretmesi ve piyasalardaki oynaklık nedeniyle tasarruf sahipleri kısa vadede sabit getiriyi daha avantajlı görüyor.
Bankacılar ayrıca son dönemde yatırımcıların mevduat yerine yatırım fonları, kıymetli madenler ve hisse senedi gibi alternatif araçlara yöneldiğini, bu nedenle uzun vadeli veya değişken getirili mevduat ürünlerine talebin sınırlı kaldığını ifade ediyor.
TCMB raporunda ise değişken faizli mevduatın yaygınlaşmasının bankaların faiz riski yönetimine katkı sağlayabileceği vurgulandı. Rapora göre bankaların TL aktiflerinde değişken faizli ürünlerin payı yüksek olmasına karşın, pasif tarafında bu oran oldukça düşük kalıyor. Bu nedenle söz konusu ürünlerin yaygınlaşmasının hem ürün çeşitliliğini artırabileceği hem de finansal istikrara katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.
tclira.com
