Türkiye Sigorta Birliği, 2026 yılı ilk çeyrek sektör sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Açıklanan verilere göre sigorta ve emeklilik sektörü, sigortalılara sunduğu koruma kapasitesini artırırken güçlü öz kaynak yapısıyla ekonomik dayanıklılığa katkısını sürdürdü. Sektör, enflasyonla mücadele politikalarına destek veren fiyatlama yaklaşımı kapsamında, özellikle temel branşlarda prim artışlarını enflasyonun altında tutarak sigortalılar açısından daha erişilebilir bir yapı oluşturdu.
TSB Başkanı Ahmet Yaşar, sigorta sektörünün yalnızca finansal büyüklüğüyle değil, ekonomide üstlendiği koruma fonksiyonuyla da kritik rol oynadığını belirtti. Yaşar, “2026 yılı ilk çeyrek sonuçlarına göre hayat dışı sigorta sektörümüzün prim üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 27 artış gösterdi. Sektörün temel branşları olan trafik, kasko ve yangın branşları dikkate alındığında ise artış oranı yüzde 20 seviyelerinin altına iniyor. Prim artışlarının enflasyonun altında kalması, sigorta primlerinde reel gerilemeye işaret ediyor. Bu tablo, sektörümüzün enflasyonla mücadele sürecine destek verirken sigortalılarımıza daha erişilebilir fiyatlarla güçlü koruma sunmayı sürdürdüğünü gösteriyor” dedi.
Öz kaynak büyüklüğü 500 milyar TL’ye yaklaştı
Sektörün finansal dayanıklılığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ahmet Yaşar, şirketlerin öz kaynak yapısındaki büyümenin dikkat çekici seviyelere ulaştığını ifade etti. Yaşar, “İlk çeyrekte sektörümüzün öz kaynakları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 63 büyüdü. Yaklaşık 500 milyar TL’ye ulaşan öz sermaye büyüklüğü ve güçlü reasürans desteği sayesinde sektörümüz, ülkemiz varlıklarına milli gelirin yaklaşık 20 katı büyüklüğünde bir koruma kapasitesi sunuyor. Bu yapı, olası finansal dalgalanmalar ve büyük doğal afet riskleri karşısında sektörümüzün dayanıklılığını artırıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Teknik sonuçlarda maliyet baskısı öne çıktı
TSB açıklamasında, sektör kârlılığının önemli ölçüde finansal gelirlerden destek aldığına ve teknik dengelerin sürdürülebilirliği açısından dikkatli yönetim gerektirdiğine de vurgu yapıldı. Verilere göre yatırım gelirleri hariç teknik zarar, hayat dışı sigorta şirketlerinde 2025 yılının ilk çeyreğinde 17 milyar TL seviyesindeyken, 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 38 artışla 23,5 milyar TL’ye yükseldi. Küresel gelişmeler ve enerji maliyetlerindeki yükselişin teknik sonuçlar üzerindeki baskıyı artırabileceğine işaret eden Ahmet Yaşar, faaliyet giderlerindeki yüzde 47’lik artışın maliyet baskısının sürdüğünü gösterdiğini belirtti. Yaşar, “İlk çeyrekte finansal gelirlerin desteğiyle sektörümüz net kârlılığını artırmayı başardı. Ancak faaliyet giderlerindeki artış, sürdürülebilir ve sağlıklı büyüme için teknik sonuçların güçlendirilmesinin önemini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
“Koruma açığının azaltılmasında stratejik rol üstleniyoruz”
Sigorta sektörünün Türkiye’de koruma açığının azaltılmasında stratejik bir rol üstlendiğini belirten Ahmet Yaşar, teknik ve finansal açıdan dengeli büyümenin korunmasının kritik önem taşıdığını söyledi. Yaşar, sektörün mevcut riskleri yakından takip ettiğini ve teknik dengeyi güçlendirmeye yönelik adımların sürdürüleceğini belirterek, “Sektörümüz, sigortalılarımızın menfaatlerini gözeten güçlü ve sürdürülebilir bir yapı için gerekli adımları atmaya devam edecektir” dedi.
tclira.com

