Zümrüt İmamoğlu, David Hauner ve Claudio Irigoyen tarafından yapılan değerlendirmede, ilk faiz indiriminin beklentiler doğrultusunda Haziran’da değil, Temmuz’da gerçekleşmesinin daha olası hale geldiği belirtildi. Ancak enflasyonda yukarı yönlü bir sürpriz yaşanması durumunda bu adımın Eylül’e ötelenebileceği ve bu senaryoda ekonominin resesyona girme olasılığının artacağı kaydedildi.
Raporda, “Faiz indirimlerinin zamanlaması, ekonominin yumuşak mı yoksa sert bir iniş mi yapacağını belirleyebilir. Eğer TCMB indirimi Eylül sonrasına bırakırsa, bu durum resesyon riskini güçlendirebilir” denildi.
Yıl sonu politika faizi tahmininin ise yüzde 36’dan yüzde 38’e revize edildi
Değerlendirmede, faiz kararları açısından sadece enflasyonun değil, rezerv verilerinin de belirleyici olacağı vurgulandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın hafta sonunda duyurduğu makroihtiyati önlemlerle ilgili olarak, bu hamlelerin Temmuz ayına kadar rezervleri artıda tutmaya yardımcı olabileceği ifade edildi.
Enflasyonda düşüş eğiliminin sürmesi ve rezervlerde toparlanma görülmesi halinde TCMB’nin faiz indirimlerine başlayabileceği belirtilen raporda, baz senaryoda ilk indirimin Temmuz’da yapılmasının beklendiği, yıl sonu politika faizi tahmininin ise yüzde 36’dan yüzde 38’e revize edildiği aktarıldı.
Bununla birlikte, talebin güçlü kalması ya da enflasyonda beklenmeyen artışların yaşanması durumunda faiz indirimlerinin eylül ayına ötelenebileceği, bu nedenle kararların veri odaklı alınacağı vurgulandı.
