Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, ATO Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Avrupa Birliği’nin son dönemde attığı ticaret adımlarını değerlendirdi. Baran, ABD ve Çin’in izlediği politikalar ile Ukrayna-Rusya savaşının Avrupa ekonomisini baskı altına aldığını belirtti.
ABD’nin uluslararası ticaret kurallarını devre dışı bırakan uygulamalarına ve kendi sanayisine sağladığı yüksek sübvansiyonlara işaret eden Baran, bu durumun Avrupalı şirketleri üretim ve yatırımlarını başka ülkelere kaydırmaya yönelttiğini ifade etti.
Avrupa markaları sanayi ve üretim tesislerini ABD ve Çin’e taşıma planları yapıyor
Birçok Avrupa markasının sanayi ve üretim tesislerini ABD ve Çin’e taşıma planları yaptığını dile getiren Baran, Avrupa Birliği’nin ise bu tablo karşısında stratejik çeşitlendirme adımları attığını söyledi. Bu kapsamda AB’nin Hindistan ile yaklaşık 20 yıldır süren müzakereleri sonuçlandırarak Serbest Ticaret Anlaşması imzaladığını, ayrıca Güney Amerika ülkelerinin oluşturduğu Mercosur (Güney Ortak Pazarı) ile ilişkilerini ilerlettiğini ve anlaşma sürecinde son aşamaya gelindiğini kaydetti. Baran, “Avrupa artık riskleri dağıtan bir ticaret mimarisi kurmaya çalışıyor” dedi.
AB ile Hindistan arasında imzalanan anlaşmayla 2 milyar nüfuslu büyük bir pazarın açıldığını belirten Baran, Gümrük Birliği çerçevesinde Hindistan menşeli ürünlerin Türkiye’ye AB üzerinden sıfır gümrükle girebilme ihtimaline dikkat çekti. Buna karşılık Türk ihracatçısının Hindistan pazarına girişte gümrük duvarlarıyla karşılaşabileceğini ifade eden Baran, Hindistan’ın AB sermayesi için Türkiye’ye rakip bir üretim üssü haline gelebileceğini söyledi.
Türkiye’nin Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik çalışmalar yürüttüğünü hatırlatan Baran, bu sürecin önemine vurgu yaptı. AB ile ilişkilerde özellikle vize konusunda sıkıntılar yaşandığını belirten Baran, malların serbest dolaşımına izin verilen bir sistemde, o malları üreten ve ticaretini yapan iş insanlarına aynı hakların tanınmamasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Baran, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkinin başlangıcından bu yana denge temelinde geliştiğini belirterek, bundan sonraki süreçte de ilişkilerin tek taraflı bir avantaj ya da dezavantaj oluşturacak şekilde şekillenmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
tclira.com
