ArsaVev’in isim sponsorluğunun birinci yılında gelen şampiyonluk, Fenerbahçe kadın fubol takımının da ilk şampiyonluğuydu. Bu nasıl hissettirdi sizi?
Bizim için mükemmel bir duyguydu. Gerçekten çok gönülden katkı yaptığımız, yüreğimizi, emeğimizi koyduğumuz bir yıl oldu. Ben hep söylüyorum; burası Fenerbahçe. Bu desteği biz vermesek birileri mutlaka verecekti. Böyle bir görevin bize verilmiş olması bizim için bir onur. O yüzden de müthiş bir sezon geçirdik. Tabii bizim esasen sadece maddi bir desteğimiz oldu. Asıl başarı hocalarımızın ve takımımızındı. Şampiyonluk elbette markamız adına da çok mutlu edici bir durum.

Şampiyonlar Ligi ön eleme maçında Fenerbahçe, Gornik Zabrze karşısında Anderson Talisca’nın frikikten attığı golle sahadan 1-0 galibiyetle ayrıldı.
Siz ArsaVev Yönetim Kurulu Başkanı olarak bir yere gittiğinizde “Fenerbahçe’nin sponsoru” olarak da tanınmaya başladınız mı?
Evet. Artık “ArsaVev Fenerbahçe Bülent Öztürk” olarak anılıyorum; bu da bana gurur veriyor. Bana sürekli söylenen bir şey var. “Biz neden neden bir kadın futbol takımına sponsor oluyoruz? Harcadığımız bütçelerle herhangi bir Süper Lig takımına da sponsor olabiliriz” deniyor. Oysa ki ben Fenerbahçeliyim ve kadın futbolu gerçekten desteğe ihtiyacı olan bir branş. O nedenle de var gücümle emek vermeye, destek vermeye devam edeceğim. Yavaş yavaş, bizim de yoğun çabalarımızla kadın futbolu takip edilmeye başladı.
Bir yıl içinde üç farklı başkanla çalışmak zorunda kaldınız. Herhalde çalışma şekilleri, üslupları farklıydı.
Tabii günün sonunda Fenerbahçe çok büyük bir camia, kurumsal kültürü olan büyük bir kulüp. O yüzden de devamlılık esas alınıyor. Öncelikle bunu söyleyebilirim. Tabii ki her yönetimin farklı bir anlayışı, farklı bir yönetim tarzı var. Ama ben üç yönetimde de, yani hem Ali Bey, hem Sadettin Bey, hem de Aziz Bey döneminde kulüpten hep destek gördüm. Bu da benim için çok mutlu edici bir durum. Belki birçok sponsora nasip olmayan ilgi ve alâkayı görüyoruz. Biraz dışlanmış olan bir branşta bu kadar emek veriyor olmamızdan dolayı üç başkan da bize çok önemli destekler verdi.
Yakında Avrupa kupaları heyecanı başlıyor. Hedefiniz nedir?
Benim yıllardır hayalim Fenerbahçe kadın futbol takımının Avrupa’da da, dünyada da büyük bir başarıyla, ArsaVev markamızla yan yana yer alması. İşte 5-8 Ağustos’ta Belçika’da böyle bir turnuva var. Eğer bu maçları geçersek birkaç adım sonra Şampiyonlar Ligi’ne çıkabiliriz. Bu gerçekten çok heyecan verici.
Her sene üstüne koyarak gitmeliyiz. Ekibimizin yapmakta olduğu bazı plan ve projelerle kadın takımımıza ayrılan bütçeyi çok daha artırmayı hedefliyoruz. PSG gibi, Barcelona gibi, Manchester United gibi bizim kadın futbol takımımızın da dünyada isminden bahsedilen bir kulüp olmasını istiyorum. Gerek yönetim gerekse Gökhan Bozkaya hocamız da benim bu hayalimi paylaşıyor. Onlara da çok teşekkür ediyorum. İnşallah Belçika’dan başarıyla döneceğiz. Ben de orada olacağım.
Bunu şu an düşünmek istemiyoruz ama Avrupa Ligi olasılığı da var. Eğer Belçika’daki dörtlü turnuvada 3. olursak yola Avrupa Ligi’nde devam edeceğiz. Ama dediğim gibi, orta ve uzun vadede, Fenerbahçe gibi dünyanın en önemli kulübü, kadın futbolunda da çok önemli başarılara imza atacak. Ben buna inanıyorum. Bununla ilgili gerekli aksiyon ve desteği de veriyorum.


