Direnç seviyesi aşılamadı, kayıplar hızlandı
Geçen haftanın son işlem günü ve bu haftanın ilk gününde 4.400 dolar direncini test eden ons altın, bu seviyenin üzerinde kalıcı olamadı. Gücünü kaybeden yükseliş denemeleri sert kâr satışlarına yol açtı. Günün ilk yarısında yüzde 2’yi aşan düşüş, ikinci yarıda hız kazanarak yüzde 3’ün üzerine çıktı.
15.30 itibarıyla ons altın yüzde 3,11 düşüşle 4.220 dolarda işlem görürken, gün sonunda kayıp yüzde 5’i aşarak 4.120 dolar seviyesine kadar indi. Dün 4.381 dolarla tarihinin en yüksek seviyesini gören altın, böylelikle 2020 yılı ağustos ayından bu yana en sert günlük düşüşünü kaydetmiş oldu.
Gram altın da yüzde 5’in üzerinde değer kaybederek 5.500 TL seviyesine geriledi. Borsa İstanbul’da işlem gören Darphane Altın Sertifikası ise yüzde 5 ekside seyretti. Gümüşte düşüş daha da keskin yaşandı; ons gümüş yüzde 8’e yakın gerileyerek 48,10 dolardan işlem gördü.
“Her düşüş alım fırsatı olarak görülebilir”
Pepperstone analisti Tim Waterer, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Kâr satışları ve güvenli liman talebindeki azalma altın fiyatlarını geri çekti. Ancak Fed faiz indirimleri patikasından sapmadığı sürece, düşüşler yatırımcılar tarafından alım fırsatı olarak görülecektir” ifadelerini kullandı. Waterer ayrıca, ABD enflasyon verilerinde yukarı yönlü bir sürpriz yaşanmadıkça, altın rallisinin devam edebileceği görüşünde.
WisdomTree Emtia Stratejisti Nitesh Shah ise altının yükseliş potansiyelini koruduğunu belirterek, hızlı yükselişlerin ardından yeni zirvelerde düzeltme hareketlerinin doğal olduğunu söyledi.
Fed beklentileri piyasayı şekillendiriyor
Piyasalar, bu ay çeyrek puanlık faiz indirimi ve yılın sonuna doğru bir indirim daha ihtimalini fiyatlamış durumda. Faizlerin düşmesi, getiri sunmayan altın için destekleyici bir unsur olarak görülüyor.
XTB analisti Kathleen Brooks ise ani düşüşün belirgin bir tetikleyicisi olmadığını, olası nedenler arasında aşırı değerlemeler ve ABD TÜFE verilerinin zayıf geleceği beklentisinin yer aldığını ifade etti. Buna rağmen, Brooks, altın ve gümüşte uzun vadeli temel göstergelerin halen güçlü olduğunu vurguladı.
